Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2021/717 · K. 2022/536
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/717 K. 2022/536

E. 2021/717K. 2022/5361 Temmuz 2022
tazminatmanevi tazminathaciztazminat davasıhizmet sözleşmesimaddi tazminatön incelemeyasal sürehaciz işlemimaddi ve manevi tazminatiadeayıplı malbedelin iadesigörevli mahkemehaksız fiilalacağın tahsilimaddi zarar
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVANIN AÇILDIĞI TARİH: 10/07/2020 MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ: 19/11/2021 KARAR TARİHİ: 01/07/2022 -------- görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin----- altında ---- işlettiğini, aldığı telefonları şubesi olduğu --- Adına müşterilere sattığını, -------- ---- adına temlik alarak dava dışı --- sattığını,--- ------satışının kendileri tarafından yapıldığının ifade edildiğini, ----- başvurup, müvekkilinden satın aldığı telefonun ---- tarihinde şebekesinin kesilmesi sebebiyle servise bıraktığı sırada,---- soruşturma numarası ile el konulduğundan haberleşme bağlantısının kesildiğini, ayıplı mal satıldığından...

Karar Metni

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/717 Esas KARAR NO: 2022/536 DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVANIN AÇILDIĞI TARİH: 10/07/2020 MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ: 19/11/2021 KARAR TARİHİ: 01/07/2022 -------- görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin----- altında ---- işlettiğini, aldığı telefonları şubesi olduğu --- Adına müşterilere sattığını, -------- ---- adına temlik alarak dava dışı --- sattığını,--- ------satışının kendileri tarafından yapıldığının ifade edildiğini, ----- başvurup, müvekkilinden satın aldığı telefonun ---- tarihinde şebekesinin kesilmesi sebebiyle servise bıraktığı sırada,---- soruşturma numarası ile el konulduğundan haberleşme bağlantısının kesildiğini, ayıplı mal satıldığından bahisle bedel iadesi talep ettiğini, ---sayılı kararının verildiğini,------sayılı ile alacağın tahsili için takip başlatıldığını,------tarihinde iş yerinde yapılan haciz esnasında ----olan dosya borcunu ödeyerek maddi zarara uğradığını, yaşanan haciz işlemi sırasında iş yerinde bulunan müşterilerine ve çalıştığı bölgedeki esnaflara, işletme sahiplerine karşı küçük düştüğünü, ticari itibarının zarar gördüğünü ve manevi zarara uğradığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ----- maddi tazminat ile müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle ---- manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirketin bayisi olup --- kodu ---- faaliyet gösterdiğini, firma sahibinin davacı ---- uyuşmazlığı davacı sıfatı ile ikame ettiğini, ibraz ettikleri bayilik sözleşmesi içeriğinde yer alan bilgilerden vergi numarası ile------- sorgulama yapıldığında kayıtlardan davacının gerçek kişi tacir olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ihtilaflar ticari kabul edildiğinden, TTK'nun 5. maddesi gereği ticari davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğundan, davanın usulden reddine karar verilmesini, olayda müvekkili şirketin kusuru bulunmadığından tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin kusurlu olduğu kabul edilse dahi, somut olayda zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunmadığından tazminat talebinin reddi gerektiğini, icra emrini tebliğ alan davacının kanunen belirtilen süre içerisinde ve hatta iş yerine hacze gelindiği tarihe kadar borcunu ödemediğinden, haciz işlemi uygulanmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden, eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı zarar görenin ağır kusuru ile kesilmiş olduğundan manevi tazminat istenmesinin mümkün olmadığını,...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 1

Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 7

, Ek Geçici Madde 8, Usulsüzlük

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/277 · K. 2022/56

24 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/610 · K. 2022/159

3 Mart 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/193 · K. 2021/211

31 Mart 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/163 · K. 2021/210

31 Mart 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/131 · K. 2021/158

10 Mart 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/437 · K. 2022/39

18 Ocak 2022