Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 06/10/2008 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kuruluş amacı ve faaliyet konusuna uygun olarak uzun yıllardır temizlik hizmeti sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı ... ...' ne bağlı çeşitli birimlerce eda edilen ihaleleri iktisap ettiğini ve hizmet sunduğunu, sözleşmelerin ifası sırasında müvekkilinin çalıştırdığı işçilerin primlerini eksiksiz olarak ödediğini ancak uygulamada görülen olağan dışı bir durum ile asgari ücret prime esas taban aylığının fiilen ödenen asgari ücretten yüksek belirlenmesi sebebiyle müvekkilinin işçilerine ödemediği ücretlerin primlerini de fazladan ödemek zorunda kaldığını, dava konusu sözleşmelerin akdedildiği tarihte geçerli olan asgari ücret tutarı ile sözleşmenin devamı esnasında belirlenen asgari ücret prime...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/851 KARAR NO : 2022/560
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 06/10/2008 KARAR TARİHİ : 23/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 06/10/2008 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kuruluş amacı ve faaliyet konusuna uygun olarak uzun yıllardır temizlik hizmeti sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı ... ...' ne bağlı çeşitli birimlerce eda edilen ihaleleri iktisap ettiğini ve hizmet sunduğunu, sözleşmelerin ifası sırasında müvekkilinin çalıştırdığı işçilerin primlerini eksiksiz olarak ödediğini ancak uygulamada görülen olağan dışı bir durum ile asgari ücret prime esas taban aylığının fiilen ödenen asgari ücretten yüksek belirlenmesi sebebiyle müvekkilinin işçilerine ödemediği ücretlerin primlerini de fazladan ödemek zorunda kaldığını, dava konusu sözleşmelerin akdedildiği tarihte geçerli olan asgari ücret tutarı ile sözleşmenin devamı esnasında belirlenen asgari ücret prime esas taban aylığı arasında fark olması, asgari ücret prime esas taban aylığının yüksek belirlenmesi sonucu müvekkilinin sözleşmenin akdedildiği sırada öngörülmesi mümkün olmayan bir maliyete katlamak zorunda kaldığını, müvekkilinin bu nedenle ödediği bedelin 825.138,11-TL tutarında olduğunu, bu tutarın her bir istihkakın ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan primlerinin faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesinin 506 Sayılı SSK' nun 5073 Sayılı Yasa' nın 9. maddesi ile değişik 78. Maddesi gereği olduğunu, bu yasal düzenleme ve sair yasal düzenlemeler gereğince asgari ücret ile prime esas kazanç alt sınırının idare ajanları tarafından belirlendiğini, dava konusu sözleşmeler döneminde bakanlar kurulunca belirlenen prime esas taban ücretin her zaman asgari ücretin üzerinde tespit edildiğini, bu durum karşısında müvekkilinin sigorta primine esas işveren payının asgari ücret üzerinden değil alt sınır üzerinden ödediğini ve yine aynı şekilde asgari ücret ile alt sınır arasındaki farkın işçi payı olan % 14 oranındaki sigorta primini taahkuk ettirip aylık bildirgeler karşılığı olarak SSK'na fazla olarak yatırdığını, olması gereken işçi maliyetinin arttığını ve müvekkilinin bu maliyet farklarını istihkaklarından ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle sözleşmenin akdedildiği tarihte ileri de bu konuda yapılacak değişiklik bilinemeyeceği için 28/11/1990 tarih 20739 Sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan 90/1216 sayılı kararname ve eki karar ile idarelerin bu konuda düzenlenecek şartname ve sözleşmelere hüküm koyma yetkisi verildiğini, buna paralel olarak davalı idarenin sözleşmenin ihale şartnamesine fiyat farkı avans ve ödemeye ilişkin düzenleme getirdiğini, ayrıca B.K.' nun 365/2. maddesi uyarınca da müvekkili tarafından ödenen dava konusu farkların müvekkili şirkete ödenmesinin gerektiğini, beklenilmeyen b...