Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının bono vasfına haiz olmadığını, takip dayanağının 45.000,00 TL bedelli senette düzenleme tarihi yer almadığından ve senedin sol üst kısmında tediye tarihinin 25/08/2010 olarak senedin sağ üst kısmında ise 04/05/2017 olarak gösterildiği nazara alındığında çifte vade bulunması ve düzenleme tarihi yer almaması sebebiyle takip dayanağı evrakın bono niteliğine haiz olmadığını, kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına tabi kılındığını, kanunda belirtilen şekil şartlarına aykırılığın senedi batıl hale getirdiğini, şekle sıkı sıkıya bağlılık ilkesinin ticari hayatta kambiyo senetlerine duyulan güvenin temelini oluşturduğunu, kambiyo senetlerinde bu ilkenin geçerli olmasının...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/284 Esas KARAR NO : 2022/110
DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat DAVA TARİHİ : 30/03/2021 KARAR TARİHİ : 08/02/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının bono vasfına haiz olmadığını, takip dayanağının 45.000,00 TL bedelli senette düzenleme tarihi yer almadığından ve senedin sol üst kısmında tediye tarihinin 25/08/2010 olarak senedin sağ üst kısmında ise 04/05/2017 olarak gösterildiği nazara alındığında çifte vade bulunması ve düzenleme tarihi yer almaması sebebiyle takip dayanağı evrakın bono niteliğine haiz olmadığını, kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına tabi kılındığını, kanunda belirtilen şekil şartlarına aykırılığın senedi batıl hale getirdiğini, şekle sıkı sıkıya bağlılık ilkesinin ticari hayatta kambiyo senetlerine duyulan güvenin temelini oluşturduğunu, kambiyo senetlerinde bu ilkenin geçerli olmasının amacının ilgililerin menfaatini korumak olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ve daha önceden ödenen paraların istirdatı ile dosyadaki hacizlerin kaldırılarak dosyanın katılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf aleyhine başlatmış oldukları icra takibi dayanağı senedin bono vasfına haiz olduğundan işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının haksız olarak borçtan kurtulma çabası içinde olduğunu, borçlu-davacının menfi tespit davası açmakta haksız olduğunu, borçlunun kambiyo vasfını haiz olmadığını iddia ediyor ise iş bu talebine ilişkin 5 gün içerisinde icra mahkemesinde da açmadığını, davacı tarafın işbu talebine ilişkin dava hakkını süresinde kullanmadığını, menfi tespit davası ile davalı(alacaklı) tarafından ileri sürülebilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespitinin istenebileceğini, bu davanın konusunun alacağın doğum koşullarından herhangi birinin eksikliği veya sona erme sebeplerinden birinin varlığı sonucunda alacağın yokluğunun tespiti olacağını, işbu davaya konu olan bononun vade tarihi olarak 04/04/2017 tarihi yazıldığının açık ve net olduğunu, çifte vade konusunun söz konusu olmadığını, bunun ilk bakışta anlaşılabileceğini, bonoyu düzenleyen taraf ....'in tacir olmadığını, basiretli bir tacirin gösterdiği özene ve bilgiye sahip olmamasının gayet olağan olduğunu, icra takibine konu bono olmasaydı bile yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi ve temel alacağın tanıkla ispatının mümkün olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davacının icra dosyasından borçlu olduğunun tespitine, davanın reddine, dava değeri üzerinden %20 den az olmamak üzere haksız ve kötü niyet tazminatı...