Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/636 K. 2022/234

E. 2020/636K. 2022/2346 Nisan 2022
kâr payıtazminatkayyım atanmasıiadegeçici vergizarar tazminibilirkişi raporuhacizihtiyati haciziptal davasıhaksız fiilvekalet sözleşmesimaddi zararsebepsiz zenginleşmesözleşmeye aykırılıkhaczin kaldırılmasıtazminat davasıticari faaliyetyevmiye defteriistinaf yoluanonim şirketmaddi tazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2020 KARAR TARİHİ : 06/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; ---- tek hissedar ve --- tarafından kurulduğunu, 6758 Sayılı Kanun'un 19/6 maddesi gereği huzurdaki davada harçtan muaf olduklarını, müvekkilinin ----mevduatı --- atanan kayyım tarafından yönetildiğini, kayyım atamasına---- tarihinde karar verildiğini, --------- kurulmuş ----- bulunduğu şirketlerle yaptığı işlemler sonucu kısa süre içerisinde yüksek tutarda kara geçtiğini ve kayyım atanması öncesinde şirket karının ortaklara ödenmesi suretiyle şirketin içinin boşaltıldığını, davalının kusurları sebebiyle ve esasen kasıtlı ortak amaca hizmet etmek amacıyla...

Karar Metni

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/636 KARAR NO : 2022/234

DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2020 KARAR TARİHİ : 06/04/2022

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; ---- tek hissedar ve --- tarafından kurulduğunu, 6758 Sayılı Kanun'un 19/6 maddesi gereği huzurdaki davada harçtan muaf olduklarını, müvekkilinin ----mevduatı --- atanan kayyım tarafından yönetildiğini, kayyım atamasına---- tarihinde karar verildiğini, --------- kurulmuş ----- bulunduğu şirketlerle yaptığı işlemler sonucu kısa süre içerisinde yüksek tutarda kara geçtiğini ve kayyım atanması öncesinde şirket karının ortaklara ödenmesi suretiyle şirketin içinin boşaltıldığını, davalının kusurları sebebiyle ve esasen kasıtlı ortak amaca hizmet etmek amacıyla davaya konu zararlara sebebiyet verdiğini, dava konusu zararlandırıcı işlemlerin olağan ticari faaliyet çerçevesinde yapılmadığını, yapıldıkları dönem itibariyle esasen şirketin içinin boşaltılması için yapıldığını, kayyım atamasından kısa bir süre ----durumu gözetilmeden ----- yapıldığını ve sonucunda şirketin zarara uğradığını, davacı şirkette ---- hissedar---payı adı altında ---ödendiğini ve ---ortaklıktan ayrıldığını, diğer ortak ..----- payı ödendiğini, sonrasında ------ tutarlı kar payı ödemesinin ...---ödendiğini, böylece kayyım atama kararından önce şirket nakdinin ortaklara ödenerek şirket dışına çıkarıldığını, bu kapsamda müvekkili şirket zararının ---- hesaplanması gerektiğini, sonradan artırılmak kaydıyla davacının uğradığı ---- zararın davalılardan tazminini, davada davacı ---- ve kesin olarak hesaplanmasıyla davalılardan TTK 557. maddesi uyarınca mahkemece tespit olunacak kusur oranlarına göre hesaplanacak tazminat tutarları üzerinden, zarar tarihinden itibaren en yüksek ticari temerrüt faiz oranı üzerinden işlemiş ve işleyecek gecikme faiziyle birlikte tahsilini ve davacı ---- ödenmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davayı öğrenmeden itibaren 2 yıl, her halükarda ise 5 yıl içinde açılmasının zorunlu olduğunu, şirkete kayyım atamasının 11/04/2016 tarihinde gerçekleştiğini, kayyımın o tarihten itibaren şirketin başında olduğunu, 2 ile 5 yıllık sürelerin dolmuş geçmiş olduğunu, davacı şirketin müvekkilinden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, mübrez deliller ile yaklaşık ispatın yerine getirmediği ve davacının ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257. Maddesindeki şartları taşımadığının gözetilmesi gerektiğini ama yokluklarında bu hususta karar verilmiş olup savunmalarının alınmadığını, dosyada ihtiyati haciz için aranan hiçbir şart olmadığını, bu sebeple itiraz yolu ile ihtiyati haciz ta...