Defter ve belge ibrazı için verilen süre beklenmeksizin daha önceki bir tarihte takdire sevk işleminin gerçekleştirilmesi karşısında re'sen tarh nedeninin oluştuğundan bahsedilemeyeceği hakkında.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/1697 E. , 2020/3359 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2016/1697 Karar No : 2020/3359
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Limited Şirketi VEKİLİ : ...
KARŞI TARAF (DAVALI): Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı (Kula Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Madeni yağ imalatı ve ticari faaliyeti ile uğraşan davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının tecil-terkin uygulaması kapsamında ithal ettiği baz yağları taahhüt ettiği yağlama yağı müstahzarları üretiminde kullanmayarak doğrudan piyasaya sattığının tespit edildiğinden bahisle, 2012 yılının Şubat ilâ Eylül dönemleri için üç kat vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergilerine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Olayda, davacı şirketin 2011 ve 2012 yılı hesap ve işlemlerinin alınan baz yağların 4760 Özel Tüketim Vergisi Kanunu kapsamındaki tecil-terkin uygulamasına uygun olarak üretimde kullanılıp kullanılmadığı yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporunda; madeni yağ imalatı ve ticareti faaliyetinde bulunan mükellef firma yetkilisi tarafından alınan baz yağların, elektrikle çalışan ısıtıcılı karıştırıcılı üretim tanklarında katıklarla karıştırılarak ara mamül üretildiğinin, ikinci aşamada ise ilk aşamada üretilen ara mamüllerle katıklar karıştırılarak 4760 sayılı Kanun'a ekli I sayılı listeye dahil olmayan aromatik prosess yağı üretildiğinin, 2012 yılında alınan bazı katkı maddesi faturalarının ise, "ilk madde malzeme hesabı'' yerine sehven ''ticari mal hesabına" kaydedildiğinin beyan edildiği, bu yıllarında baz yağlar ile ilgili olarak yapılan kaydi envanterde fark çıkmadığı, üretim reçetelerinde hangi üretim aşamasında hangi katkı maddesinden ne kadar kullanıldığının değil sadece kullanılan katkı maddelerinin miktarının ve yüzdesel oranının belirtildiği, bunun üzerine yıllık bazda kullanılan katkı maddeleri için yapılan kaydi envanterde 2011 ve 2012 yıllarında farklar ortaya çıktığı ve çok sayıda farklı mükellefe ait katkı maddesine ilişkin sahte alış faturalarının kullanıldığı, ancak mükellef kurumun bu faturalar ile emtia almadığına ilişkin somut verilerin olmaması nedeni ile lehlerine bu malların alındığının kabul edildiği ve fakat üretim yapılıyor izlenimi vermek için alınan bu malların doğrudan ticari mal olarak satıldığı kanaatine varıldığı, üretimi yapıldığı iddia edilen ürünlerin piyasadan da hazır şekilde satın alındığı ile ilgili olarak mükellef kurum yetkilisinin bunun üretimlerinin yeterli olmamasından kaynaklandığını, satışlarının nihai tüketicilere değil aracılara olduğunu, bu aracılarında bu malları sanayide kullanılmak üzere verdiklerini ...