Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - İntihal ve Tecavüzün Tesbiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 2014 yılında "..." isimli bir dizi senaryosu yazdığını, 06.05.2015 tarihinde aralarında ..., ..., ..., ..., ... de bulunduğu bir çok TV kanalı ve yapımcıya eserini email ve/veya elden teslim etmek suretiyle paylaştığını, bu süreçte aynı hikayeyi ... ile de paylaştığını, o dönem ...'da çalışan ...'e elden telsim ettiğini fakat kendisine herhangi bir geri dönüş olmadığını, "..." adlı senaryonun "..." adlı dizi yapımına uyarlanarak izinsiz bir şekilde kullanıldığını, 2018 yılında ... isimli platformda yayınlandığını, müvekkilinin eserinin hukuka aykırı ve intihal yoluyla kullanıldığının tespitini, "..." dizisinin ... platformlarında yayında kaldığı sürenin ve dizinin son izlenme oranlarının saptanması...
T.C. İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/259 KARAR NO : 2020/403
DAVA : FSEK - İNTİHAL VE TECAVÜZÜN TESBİTİ DAVA TARİHİ : 02/08/2019 KARAR TARİHİ : 17/12/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - İntihal ve Tecavüzün Tesbiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 2014 yılında "..." isimli bir dizi senaryosu yazdığını, 06.05.2015 tarihinde aralarında ..., ..., ..., ..., ... de bulunduğu bir çok TV kanalı ve yapımcıya eserini email ve/veya elden teslim etmek suretiyle paylaştığını, bu süreçte aynı hikayeyi ... ile de paylaştığını, o dönem ...'da çalışan ...'e elden telsim ettiğini fakat kendisine herhangi bir geri dönüş olmadığını, "..." adlı senaryonun "..." adlı dizi yapımına uyarlanarak izinsiz bir şekilde kullanıldığını, 2018 yılında ... isimli platformda yayınlandığını, müvekkilinin eserinin hukuka aykırı ve intihal yoluyla kullanıldığının tespitini, "..." dizisinin ... platformlarında yayında kaldığı sürenin ve dizinin son izlenme oranlarının saptanması talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: "..." isimli dizinin, hak sahipleri ..., ... ve ...'ın kaleme aldığı "..." isimli öykü ve senaryo eserinden hareketle 2016 yılında basıldığını, ...'in kaleme aldığı "..." isimli romanın işlenmesi suretiyle meydana getirildiğini, ilgili eser sahiplerinden hak devirleri gerçekleştirilerek "..." dizi projesinin hikaye, sinopsis ve bölüm senaryoları oluşturulduğunu, davacının "..." isimli çalışmasını müvekkili şirket çalışanına ilettiği iddiasının somut delil ile kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. HMK 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 15/05/2020 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu ibraz edilmiştir. 15/05/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Her iki eser incelendiğinde; kendi yaratıcılarının dil ve içerik bakımından hususiyetlerini taşıdıkları, her iki eserin; önermesi, karakterlerinin yapısı ve olay örgüsü karşılaştırıldığında birbirlerinden farklı olduklarının tespit edildiği, bu bağlamda davacının eserin hususiyetinin davalı esere sirayet etmediği, atmosfere ve proje konseptine bağlı olarak yan unsurlarda ortaya çıkan benzerliklerin olay örgüsüne yansımadığını, bir filmin, dizinin proje alanı olarak kabul edilen senaryo, neden-sonuç ilişkisi üzerinden değerlendirildiği, tüm hikaye ve daha sonra geçilen sahneleme aşamalarının bu diyalektik kurala bağlı olarak işlendiği, bu noktada iki proje arasında yan unsur olarak birçok benzerlik tespit edilmiş olmasına karşın, bu benzerliklerin ana çatışma ve olay örgüsüne, neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde herhangi bir etkisinin bulunmadığı, her iki anti kahramanın da iş adamı olmasının, tarihi bir atmosfer olarak tercih edilen İstanbul'un tarihi mekanları arasındaki benzerliğin (... -...), ..., tarih profesörü veya asistanın bütün projeyi etkilemediği, dolayısıyla davacı eserine yönelik bir intihal bulunma...