Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi özetle; müvekkilinin davalıya kira sözleşmesi uyarınca 2 adet bono verdiğini, senetlerin davalıya teslim edilirken davalıya teslim belgesi imzalatıldığını, senet bedellerinin müvekkili tarafından davalıya elden olarak ödendiğini, ödeme sonrasında davalının müvekkiline senetleri teslim ettiğini, müvekkilinin sözleşmedeki ödemenin banka hesabı ibaresi yerine senetle ödeme yapıldığına ilişkin düzeltmeyi yapmaması üzerine davalıya ikinci kez ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin davalı ile arasında kiracılık dışında mal veya hizmet ilişkisinin bulunmadığını bildirmekle davanın kabulüne, sebepsiz zenginleşmeye yol açan 20.000,00 USD'nin yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline, yargılama...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/49 Esas KARAR NO : 2021/353
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2021 KARAR TARİHİ : 26/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi özetle; müvekkilinin davalıya kira sözleşmesi uyarınca 2 adet bono verdiğini, senetlerin davalıya teslim edilirken davalıya teslim belgesi imzalatıldığını, senet bedellerinin müvekkili tarafından davalıya elden olarak ödendiğini, ödeme sonrasında davalının müvekkiline senetleri teslim ettiğini, müvekkilinin sözleşmedeki ödemenin banka hesabı ibaresi yerine senetle ödeme yapıldığına ilişkin düzeltmeyi yapmaması üzerine davalıya ikinci kez ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin davalı ile arasında kiracılık dışında mal veya hizmet ilişkisinin bulunmadığını bildirmekle davanın kabulüne, sebepsiz zenginleşmeye yol açan 20.000,00 USD'nin yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi özetle; dava şartı olan arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu sözleşmenin müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedildiğini, taraf teşkilinin hatalı olduğunu, davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili ile kiracılar arasında devam eden itirazın iptali ve tahliye davalarının devam ettiğini, senetlerin müvekkili tarafından güvence olarak alındığını, depozitoya karşılık senet verildiği iddiasını kabul etmediklerini, senetlerin teminat olarak müvekkiline verildiğini, depozito bedelinin sözleşme uyarınca banka hesabına ödenmesi gerektiğini ancak müvekkilinin banka hesabına davalılar tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını, ödenmeyen kira bedelleri ve kiraya verilemeyen taşınmazlarında davacıların müteselsil sorumluluğunun bulunduğunu bildirmekle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 1.1.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 3/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre : MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk ...