Merkezi almanya'da olan şirketin türkiye'de sahip olduğu işyeri aracılığıyla ticari faaliyette bulunması sonucu elde ettiği kazancın tevkifata tabi tutulup tutulamayacağı hk.
Danıştay 3. Daire E. 1999/948 K. 2001/1830 T. 10.5.2001 DAR MÜKELLEFİYET KURUMLAR VERGİSİ TEVKİFATI MERKEZİ ALMANYA'DA OLAN ŞİRKETİN TÜRKİYE'DE SAHİP OLDUĞU İŞYERİ ARACILIĞIYLA TİCARİ FAALİYETTE BULUNMASI SONUCU ELDE ETTİĞİ KAZANCIN TEVKİFATA TABİ TUTULUP TUTULAMAYACAĞI HK. 193/md. 75 , 94 Temyiz Edenler: 1- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2- ... İnternational Management Türkiye Temsilciliği Vekili: Av. ... İstemin Özeti : Merkezi Almanya'da bulunan şirketin Türkiye temsilcisi olan davacının Almanya ile yapılan anlaşma uyarınca 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin 2'inci fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iradı üzerinden tevkifat yapma yükümlülüğü olmadığı ihtirazi kaydı ile verdiği Nisan 1998 dönemine ilişkin muhtasar beyanname üzerinden istemi kabul edilmeyerek tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisi ve fon payına karşı açılan davada; Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin 2'inci fıkrasının 4 numaralı bendinde mükellefler lehine getirilmiş bir düzenleme bulunmadığı, sözü edilen bent hükmündeki menkul sermaye iradı üzerinden halka açık anonim şirketlerde % 10, diğerlerinde % 20 tevkifat yapılması aynı Kanunun 94'üncü maddesinin 6/b bendinde öngörülmüş ise de; Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 10'uncu maddesinin 2'inci bendinde temettülerin, ödemeyi yapan şirketin mukim olduğu Devletçe de kendi mevzuatına göre vergilendirilebileceği, ancak bu şekilde alınacak verginin, temettü elde eden, temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan doğruya en az % 10'unu elinde tutan bir şirket ise gayri safi tutarının % 15'i aşamayacağı kurala bağlandığından, Almanya'da yerleşmiş bir şirketin mülkiyetinde bulunan temsilciliği vasıtasıyla elde ettiği kurum kazancından hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısım üzerinden fon payı dahil % 15 tevkifat yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve fon payını bu oran üzerinden azaltarak değiştiren ... Vergi Mahkemesinin 17.12.1998 gün ve E: 1998/338, K: 1998/559 sayılı kararının; davalı idare tarafından, davacı adına yapılan tahakkukta kanuna aykırılık bulunmadığı davacı tarafından, tahakkukun Federal Almanya ile yapılan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının 24'üncü maddesinde yer alan ve ayrım yapılmaması kuralına aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Taraflarca temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, taraflar temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı: ... Düşüncesi: Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşıs...