Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (yönetici sorumluluğuna dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 18.10.2017 tarihine kadar davacı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olarak faaliyet gösterdiğini, bu dönemde davalının davacı şirketin ürettiği mal ve hizmetleri yurtdışına satış ve pazarlamasında tek sorumlu olduğunu, davalının yönetimden uzaklaştırılmasından sonra yurtdışında yerleşik müşteriler ile davacı arasındaki ticaret hacmi konusunda anlaşmazlık baş gösterdiğini, davacı şirket kayıtlarının müşterilerin kayıtlarının hemen hemen yarısı kadar olduğunun anlaşıldığını, konu araştırıldığında davalının müşterilere ilettiği proforma faturalarda ürün bedellerinin hemen hemen yarısının davacı şirket hesabına bakiyesinin de kendi şahsi hesabına ödenmesini istediğini, ihracat kayıtlarının davacı...
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2020/219 Esas KARAR NO : 2021/477
DAVA : Tazminat (yönetici sorumluluğuna dayalı) DAVA TARİHİ : 05/06/2020 KARAR TARİHİ : 16/09/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (yönetici sorumluluğuna dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 18.10.2017 tarihine kadar davacı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olarak faaliyet gösterdiğini, bu dönemde davalının davacı şirketin ürettiği mal ve hizmetleri yurtdışına satış ve pazarlamasında tek sorumlu olduğunu, davalının yönetimden uzaklaştırılmasından sonra yurtdışında yerleşik müşteriler ile davacı arasındaki ticaret hacmi konusunda anlaşmazlık baş gösterdiğini, davacı şirket kayıtlarının müşterilerin kayıtlarının hemen hemen yarısı kadar olduğunun anlaşıldığını, konu araştırıldığında davalının müşterilere ilettiği proforma faturalarda ürün bedellerinin hemen hemen yarısının davacı şirket hesabına bakiyesinin de kendi şahsi hesabına ödenmesini istediğini, ihracat kayıtlarının davacı hesabına yatırılacak hesap kadar oluşturulduğunun anlaşıldığını, davalının hileli hareketlerle davacı şirketi zarara uğrattığını belirterek şimdilik 15.000 USD'nin davacı şirkete iadesi gerektiği andan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının davacı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...'un oğlu olduğunu, Haziran 2009'dan sonra davacı şirkette şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olarak çalışmaya başladığını, şirketin faaliyetlerinin tek ve asıl sorumlusunun yönetim kurulu başkanı ve büyük hissedar olan ... olduğunu, davalı hissesinin %10 olduğunu, şirketle alakalı tüm kararlar, anlaşmalar ve kesinlen faturalarda yönetim kurulu başkanının imzası veya tek başına omayı bulunduğunu, davalının babası ile yaşadığı problemler nedeniyle 26 Ocak 2017 itibariyle şirketteki fiili çalışmasına son verdiğini, resim ayrılık tarihi olan 09.10.2017 tarihine kadar davalının her tür iş ve işlemlerinin denetlendiğini, 07.10.2017 tarihinde ibraname düzenlendiğini ve tarafların birbirini gayri kabili rücu olarak ibra ettiğini, davacı tarafça düzenlenen fatura bedelleri ile mal alan yurtdışı firma tarafından davacıya yapılan ödemelerin birbirini tuttuğunu, davalının şirkette görevli olduğu dönemde pek çok kere şirket ile para transferi ilişkisi içerisinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı şirketin sicil dosyası örneği temin edilmiş, ilgili banka şubelerin cevabi yazıları dosya kapsamına alınmış, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerce tüm dosya kapsamı ile davacı şirketin ticari d...