Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait trafonun patlaması sonucu müvekkiline ait 2 adet villa ve sosyal yaşam alanında bulunan tüm elektrik ve elektronik sistemlerin 14/06/2020 tarihinde yüksek voltaj nedeniyle zarar görerek kullanılamaz hale geldiğini, zarar gören sistemlerle alakalı yetkili servislerle görüşüldüğünü, yapılan incelemede zararın elektrik şebekesinden kaynaklanan yüksek voltaj dalgalanmalarından kaynaklanığının tespit edildiğini, söz konusu zararların giderilmesi için davalı taraf ile defalarca görüşüldüğünü ancak taleplerinin uygun görülmediğini beyanla davanın kabulü ile fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin 14/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/630 Esas KARAR NO : 2021/910
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 31/08/2020 KARAR TARİHİ : 30/11/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait trafonun patlaması sonucu müvekkiline ait 2 adet villa ve sosyal yaşam alanında bulunan tüm elektrik ve elektronik sistemlerin 14/06/2020 tarihinde yüksek voltaj nedeniyle zarar görerek kullanılamaz hale geldiğini, zarar gören sistemlerle alakalı yetkili servislerle görüşüldüğünü, yapılan incelemede zararın elektrik şebekesinden kaynaklanan yüksek voltaj dalgalanmalarından kaynaklanığının tespit edildiğini, söz konusu zararların giderilmesi için davalı taraf ile defalarca görüşüldüğünü ancak taleplerinin uygun görülmediğini beyanla davanın kabulü ile fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin 14/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığını ve öncelikle bu yönden reddi gerektiğini, haksız fiil hükümlerine göre zarar tazmine ilişkin taleplerin zararı veren kişiye yöneltilmesi gerektiğinden müvekkili şirkete karşı açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava ve taleplerin kabulü anlamına gelmemek üzere, haksız fiil hükümlerine göre istenilen zarara ilişkin talepler zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, yetkili servis tarafından, hasarın müvekkili şirketten kaynaklandığına dair herhangi kanıt ve bulgu sunulup sunulmadığının incelenmesi gerektiğini, yokluklarında düzenlenen ve arızanın neden kaynaklandığına dair bilgi içermeyen belgelerin kabulünün mümkün olmadığını, davacının müvekkiline iki değil bir kez başvurduğunu ve müvekkili şirketin ilgili birimince, hasar müvekkili şirketten kaynaklanmadığından bu talebin reddedildiğini ve bu hususun yazı ile bildirildiğini, davacı tarafın, ilgili mevzuat gereği üzerine düşen sorumluluğu yerine getirip getirmediği kontrol edilmesi gerektiğini, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı mevcut olmadığını beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Yargılama sırasında dava ... A.Ş ne ihbar edilmiş olmakla, ihbar olunan vekili ihbara karşı cevabında; arabuluculuk başvuru şartı bulunduğunu davacı tarafından dava açılmadan önce prosedüre uygun olarak arabulculuğa başvuru yapılmadığını, dava ticari dava olduğundan arabulucuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekeceğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısını...