Mahkememizde görülmekte bulunan tapu iptali ve tescil davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ... tarihli genel kurulunda alınan karar gereğince imar fazlası kalan 9.207 m2'lik hissenin en az rayiç değer üzerinden satışına karar verildiği ancak satışı yapılacak hissenin bulunduğu taşınmazın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, ada ve parsel numarası, rayiç bedelinin nasıl belirleneceğinin belirtilmediğini, ayrıca kooperatif yönetim kuruluna da satış için herhangi bir yetki verilmediğini, ..., ... ve ...'dan oluşan yönetim kurulunun 1 yıl sonra ... tarihinde yapılan genel kurulda konunun yeniden görüşülmesi veya görüşülüp karar altına alınmış gibi gösterilmesini sağladıklarını, söz konusu genel kurulda bakanlık temsilcisinin bulunmadığını, bu nedenle usulsüz olduğunu, yapılan genel kurul...
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/118 Esas KARAR NO : 2018/229 DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ : 14/01/2014 KARAR TARİHİ: 06/04/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan tapu iptali ve tescil davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ... tarihli genel kurulunda alınan karar gereğince imar fazlası kalan 9.207 m2'lik hissenin en az rayiç değer üzerinden satışına karar verildiği ancak satışı yapılacak hissenin bulunduğu taşınmazın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, ada ve parsel numarası, rayiç bedelinin nasıl belirleneceğinin belirtilmediğini, ayrıca kooperatif yönetim kuruluna da satış için herhangi bir yetki verilmediğini, ..., ... ve ...'dan oluşan yönetim kurulunun 1 yıl sonra ... tarihinde yapılan genel kurulda konunun yeniden görüşülmesi veya görüşülüp karar altına alınmış gibi gösterilmesini sağladıklarını, söz konusu genel kurulda bakanlık temsilcisinin bulunmadığını, bu nedenle usulsüz olduğunu, yapılan genel kurul gündeminin 5. maddesinde alınan kararın sahte olarak arsa satışına ilişkin karar alındığı şeklinde düzenlendiğini ve taşınmazın davalı vakfa satıldığını, davalılardan ...'in hem kooperatif yöneticisi hem de davalı vakfa ait okul aile birliğinin üyesi olarak görev yaptığını beyanla davalı ...'in ve kooperatif yöneticilerinin danışıklı olarak yaptığı bu işlem nedeniyle taşınmazın satışı yapılan hissesinin tapusunun iptalini, mümkün olmaması halinde dava tarihindeki gerçek değerinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşmenin ticari iş niteliğinde olmadığını, tarafların tacir olmadığını, bu nedenle davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, ayrıca zararı doğuran olayın meydana gelmesinden itibaren 2 yıl içerisinde müvekkillerine karşı sorumluluk davası açılabileceğini, davaya konu taşınmazın 2010 yılında satıldığını, eldeki davanın ise 2014 yılında açıldığını, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu satış işleminin muvazaalı olmadığını, usulüne uygun yapıldığını, müvekkillerinden ...'in ...'de denetleme kurulunda yedek üye olmasının usulsüz iş yapıldığının göstergesi olamayacağını, ayrıca 2009 yılında yapılan genel kurulda bakanlık temsilcisinin usulüne uygun olarak davet edildiğini, katılmaması üzerine 1 saat beklendiğini, gelmeyince toplantıya devam edildiğini, genel kurulun kanuna uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 2010 yılında vakfa satılan taşınmaz için 4 yıl sonra dava açıldığını, davanın zaman aşımına uğradığını, davacının kendi eyleminin muvazaalı olduğu iddiası ile dava açmış olduğunu, davacının davayı açabilmesi için genel kurulda alınmış bir kararı...