Davacı yanca tazminat istemiyle açılan dava dosyası İstanbul 3 nolu Fikri ve sınai Haklar Hukuk mahkemesinin 2014/131 esas 2014/170 karar nolu davanın temyiz edilmesi üzerine dosya dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda incelemesi devam ederken HSKnun 02/08/2017 tarihli ve 1071 sayılı kararı uyarınca İstanbul 3 ve 4. FSH Hukuk Mahkemelerinin 08/08/2017 tarihi itibarıyla faaliyetlerinin durdurulmasına, 3. FSH Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava, iş ve arşiv dosyalarının 1. FSH Hukuk Mahkemesine devrine karar verilmiş ve dava dosyası Yargıtay Genel Kurulundan bozularak döndükten sonra tevzii bürosunca mahkememizin 2019/244 esas numarısına kayıtlanarak yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26.10.2007 tarihinde "Televizyon Dizi Film Oyuncu Sözleşmesi" imzalandığını, ancak davalı...
T.C. İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/244 Esas KARAR NO : 2019/409
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 05/08/2009 KARAR TARİHİ : 22/10/2019
Davacı yanca tazminat istemiyle açılan dava dosyası İstanbul 3 nolu Fikri ve sınai Haklar Hukuk mahkemesinin 2014/131 esas 2014/170 karar nolu davanın temyiz edilmesi üzerine dosya dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda incelemesi devam ederken HSKnun 02/08/2017 tarihli ve 1071 sayılı kararı uyarınca İstanbul 3 ve 4. FSH Hukuk Mahkemelerinin 08/08/2017 tarihi itibarıyla faaliyetlerinin durdurulmasına, 3. FSH Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava, iş ve arşiv dosyalarının 1. FSH Hukuk Mahkemesine devrine karar verilmiş ve dava dosyası Yargıtay Genel Kurulundan bozularak döndükten sonra tevzii bürosunca mahkememizin 2019/244 esas numarısına kayıtlanarak yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26.10.2007 tarihinde "Televizyon Dizi Film Oyuncu Sözleşmesi" imzalandığını, ancak davalı göndermiş olduğu 05.11.2007 tarihli ihtarname ile anılan sözleşmeyi hiçbir hukuki bilgisi olmadan, sözleşmeyi kontrol etme fırsatı elinden alınmış olarak ve daha önce üçüncü bir şahıs ile imzalamış bulunduğu sözleşmeye rağmen durumun farkında olmaksızın hataen imzaladığı gerekçesiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, davalının sözleşmeyi fesih gerekçesinin yasalara aykırı olduğunu, davalının sözleşme uyarınca 140.000,00 TL cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, 140.000,00 TL cezai şart bedelinin bankaların uyguladığı en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; Davalı vekili, davaya konu sözleşmenin müvekkiline avukatı ya da menajeri olmaksızın hatta okutmadan imzalatıldığını, sözleşmedeki cezai şartın fahiş ve haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, ayrıca belirsiz süreli sözleşmelerde cezai şart talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında yapılan sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasıyla sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay 11.HD'nin 2013/17881 esas 2014/3621 karar 27.02.2014 tarihli ilamıyla; Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de temyiz aşamasında davacı tarafça dosyaya sunulan 04.11.2011 tarihli Protokol başlıklı sözleşme ile tarafların karardan sonra işbu davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak aralarında anlaşmaya vararak, bu konuda protokol yaptıkları, bu durumda mahkemece, taraflar arasında davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak yapılan Protokol uyarınca hüküm tesis edilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerektiği, Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek g...