Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski hissedarları olan ... , ..., ..., ... ve ... 'ye davalı şirketin ödemesi gereken bakiye satış bedelinin ödenmesi için ... 'tan müvekkili şirkete kullandırılan kredinin geri ödenmesi ile ilgili olarak,yine müvekkili şirkete imzalattırılan ve 20.02.2007 tarih 69-16 sayılı, 08.05.2008 tarih 153-20 sayılı, 24.04.2009 tarih 59-15 sayılı, 31.03.2010 tarih 97-15 sayılı, 09.03.2011 tarih 203-17 sayılı sözleşmelerden dolayı ana para, faiz, vergi, harç, gecikme cezası, cezai şart ve sair ferileri de dahil olmak üzere müvekkili şirketin davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığının ve halihazırdaki şirket kayıtlarının doğruluğunun tespitine, müvekkili şirketin davalı şirkete var ise vaki ödemelerinin tespiti ve istirdatı ile ilgili...
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/483 Esas KARAR NO : 2019/1051 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 18/05/2017 KARAR TARİHİ : 28/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski hissedarları olan ... , ..., ..., ... ve ... 'ye davalı şirketin ödemesi gereken bakiye satış bedelinin ödenmesi için ... 'tan müvekkili şirkete kullandırılan kredinin geri ödenmesi ile ilgili olarak,yine müvekkili şirkete imzalattırılan ve 20.02.2007 tarih 69-16 sayılı, 08.05.2008 tarih 153-20 sayılı, 24.04.2009 tarih 59-15 sayılı, 31.03.2010 tarih 97-15 sayılı, 09.03.2011 tarih 203-17 sayılı sözleşmelerden dolayı ana para, faiz, vergi, harç, gecikme cezası, cezai şart ve sair ferileri de dahil olmak üzere müvekkili şirketin davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığının ve halihazırdaki şirket kayıtlarının doğruluğunun tespitine, müvekkili şirketin davalı şirkete var ise vaki ödemelerinin tespiti ve istirdatı ile ilgili dava ve talep haklarının saklı tutulmasına,ayrıca terditli olarak; taleplerinin saklı kalması ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu taleplerinin kabul edilmemesi varsayımında bu sefer de sözkonusu bedellerin geri ödenmesi talebinin zamanaşımına uğradığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin huzurdaki davayı ikamet etme iradesinin olmadığını, bu hususta davacı şirketin yetkili organları tarafından alınmış bir karar ya da davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin dava açılmasına ilişkin onaylarının bulunmadığını, davacı şirket vekilinin mahkemece verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde bu konuda dayanak yetki belgesini sunamadığını, bu sebeple davanın açılmamış sayılmasına veya davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki finansal yardım sözlkeşmelerinde yer alan yetki anlaşmasının yanı sıra, ticari merkezi Kazakisyan'da bulunan müvekkili şirkete karşı huzurdaki davanın Ülkemiz Mahkemeleri'nde açılmasının mümkün olmayacağını, taraflar arasında yetki anlaşması bulunduğu bu nedenle yetkili möahekemenin Kazakistan mahkemeleri olduğunu, yine huzurdaki davanın açıldığı tarihte dava konusu hakkında Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Özel Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi nezdinde müvekkili şirket tarafından davacı şirkete karşı açılmış alacak davasının derdest olduğunu, bu nedenle derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, Astana Şehri Özel Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi tarafından 10/05/2017 tarihinde karar verildiği ve kesim hüküm teşkil edeceğini, davacı şirketin terditli olarak zamanaşımı tespiti talebinde bulunmasında hukuki yararının bulunmadığını beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı yanın; yetkili mahkemenin Kazakistan Mahkemeleri olduğuna dair yetki itirazı; tarafların dayandığı sözleşmedeki yetkili mahkemeye i...