DanıştayDanıştay 1. Daire Kararları

Esas No: 2017/1940 Karar No: 2017/1550

E. 2017/1940K. 2017/155028 Eylül 2017
devir istemi2942 sayılı kanunkamu tüzel kişisi veya kurumu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

2942 SAYILI KANUNUN 30'UNCU MADDESİ UYARINCA SADECE KAMU TÜZEL KİŞİLERİ VEYA KURUMLARI ADINA DEVİR İSTEMİNDE BULUNULABİLECEĞİ HAKKINDA.

Karar Metni

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/1940 E. , 2021/7699 K.

"İçtihat Metni"

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2017/1940 Karar No : 2021/7699

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 2016/1,2,3 ve 4 nolu ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının muhtelif dönemlerde … Sağlık Hizmetleri A.Ş. yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı ve davacının görev yaptığı süreçte ortaya çıkan bir takım vergi borçlarının adı geçen şirketten tahsil edilmediği hususu gözetilerek 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. madde hükümleri gereğince davacı adına ödeme emri düzenlendiği ancak asıl borçlu şirkete ait çok sayıda motorlu araç bulunduğu, vergi dairelerine ait kamu alacaklarının tahsilinde diğer alacaklara kıyasla öncelik hakkının bulunduğu ve asıl borçlu şirkete ait araçların önemli bir tutarı karşılayabilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle şirkete yönelik takip kesin olarak sonuçlanmadan mevcut tüm borçların tahsili için kanuni temsilci olan davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsilinin mümkün olmadığının anlaşılması üzerine davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, yönetim kurulu üyelerinin kanuni temsilci sıfatını taşıdığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu edilmediğinden kesinleştiği, şirket tüzel kişiliğinden alacağın tahsil edilmesi için tüm takip yollarının denendiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, asıl borçlu şirketin hiç bir dönemde kanuni temsilcisi olmadığı, asıl borçlu şirketin ciddi değere sahip menkul ve gayrimenkulleri bulunduğu ve takipler semeresiz kalmadığı halde davalı idarenin tahsilatın mümkün olmadığını ileri sürdüğü, vergi alacağının zaman aşımına uğradığı, ... ve ... nolu ödeme emirlerinin bire bir aynı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya...