Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 1991 yılında kurulduğunu, altın, kıymetli taş ile madenlerden mamul kuyumculuk malzemelerinin imalat, ihracat, toptan ve perakende ticareti ile iştigal ettiğini, müvekkilinin ... markasını 2009 yılında tescil ettirdiğini, yoğun bir şekilde kullandığını, ... markasının müvekkili adına TPMK nezdinde ..., ..., ..., ... numaraları ile tescilli olduğunu, ... markasının müvekkili markalarının tescilli olduğu sınıflardaki mal ve hizmetlerde davalı tarafından izinsiz kullanımı üzerine noter kanalıyla ihtarname gönderilen haksız kullanımın durdurulmasının talep edildiğini, davalının verdiği cevapta, "..."ın ön ödemeli bir kart ürünü olduğu, ... markasının "..." ve "..." markaları ile birlikte...
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/332 KARAR NO : 2019/503
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkin DAVA TARİHİ : 01/07/2016 KARAR TARİHİ : 29/11/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 1991 yılında kurulduğunu, altın, kıymetli taş ile madenlerden mamul kuyumculuk malzemelerinin imalat, ihracat, toptan ve perakende ticareti ile iştigal ettiğini, müvekkilinin ... markasını 2009 yılında tescil ettirdiğini, yoğun bir şekilde kullandığını, ... markasının müvekkili adına TPMK nezdinde ..., ..., ..., ... numaraları ile tescilli olduğunu, ... markasının müvekkili markalarının tescilli olduğu sınıflardaki mal ve hizmetlerde davalı tarafından izinsiz kullanımı üzerine noter kanalıyla ihtarname gönderilen haksız kullanımın durdurulmasının talep edildiğini, davalının verdiği cevapta, "..."ın ön ödemeli bir kart ürünü olduğu, ... markasının "..." ve "..." markaları ile birlikte kullanıldığı ve tüketici nezdinde karıştırılmayacağı şeklinde beyanları ile itirazlarını kabul etmediklerinin bildirildiğini, ancak bu tarihten itibaren davalının ... ibareli bir kullanımına rastlanmadığını, müvekkilince yapılan araştırmada davalının müvekkilinin ihtarnamesini tebliğ aldığı tarihten kısa bir süre sonra ... tescil nolu "..." ibareli markayı 28/02/2013 tarihinde, ... tescil nolu "..." ibareli markayı 28/02/2013 tarihinde, ... tescil nolu "..." ibareli markayı 28/02/2013 tarihinde ve 09, 35, 36, 38 ve 42.sınıflarda adına tescil ettirdiğini, davalı adına tescil edilen bu markaların müvekkili markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu ve aynı mal ve hizmetlerde tescil edildiğini, davalı markalarında yer ibarelerin davalı bankanın ticaret unvanı ve markaları olduğunu, iptali talep edilen markalara bir ayırt edicilik katmadığını, davacı "..." ibareli markaları aynen içerdiğini, aynı sınıflarda tescilli olduğunu iddia ederek, davalı adına tescilli ..., ...ve ... tescil nolu markaların iptaline, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu hükümsüzlüğü istenilen markaların tescili esnasında davacının herhangi bir itirazının olmadığını, markaların TPMK nezdinde tescil ettirildiğini, dava konusu markaların tescilinin yeni bir işlem olmadığını, bankanın ... tescil nolu "..." ibareli, ... tescil nolu "..." ibareli, ... tescil nolu "..." ibareli, ... tescil nolu "..." ibareli markalarının bulunduğunu, müvekkili banka tarafından kullanılan ve dava konusu edilen markanın aslının ve ayırtedici unsuru olan "..." ve "..." markalarının 2010 yılında tescil edildiğini ve halen yoğun şekilde kullanıldığını, müvekkili banka tarafından daha önce tescil ettirilmiş olan "...", "...", "..." ve "..." markalarının bulunduğunu, bu nedenle müvekkili banka aleyhine dava açılamayacağını, müvekkili bank...