DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2015 KARAR TARİHİ : 01/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı banka ile yaklaşık 6 yıldır çalışmakta olup; iyiniyetle ve davalı bankaya duyduğu güven sebebiyle yüklü miktardaki mevduatını davalı bankaya emanet ettiğini, müvekkilinin duyduğu bu güvenin, bir bankanın nasıl yapmış olabileceğine inanmakta güçlük çektiğimiz birçok usulsüzlükle suiistimal edilerek zarara uğratıldığını, davalı bankanın, onlarca mevzuat hükümlerine aykırı işlemler yaparak, müvekkiline ait olmayan taklit imzalarla gerçekleştirdiğini, davalı bankanın mevzuata aykırı işlem ve eylemlerinin oldukça fazla olduğunu, 29.07.2015 tarihinde genel olarak müvekkilin davalı bankadaki işleriyle...
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/1034 KARAR NO : 2018/107 BİRLEŞEN DOSYA : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/91 KARAR NO : 2016/52
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2015 KARAR TARİHİ : 01/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı banka ile yaklaşık 6 yıldır çalışmakta olup; iyiniyetle ve davalı bankaya duyduğu güven sebebiyle yüklü miktardaki mevduatını davalı bankaya emanet ettiğini, müvekkilinin duyduğu bu güvenin, bir bankanın nasıl yapmış olabileceğine inanmakta güçlük çektiğimiz birçok usulsüzlükle suiistimal edilerek zarara uğratıldığını, davalı bankanın, onlarca mevzuat hükümlerine aykırı işlemler yaparak, müvekkiline ait olmayan taklit imzalarla gerçekleştirdiğini, davalı bankanın mevzuata aykırı işlem ve eylemlerinin oldukça fazla olduğunu, 29.07.2015 tarihinde genel olarak müvekkilin davalı bankadaki işleriyle ilgilenen, müvekkilin güvendiği ve menfaatlerine aykırı olarak işlem yapabileceğini aklına getirmediği personel ... tarafından müvekkilinin aranarak, hesaplarındaki işlemler sebebiyle müvekkilin zarara uğradığı, bu zararın 350.000 TL civarında olduğunu, zararın artmasını önlemek için parayı gün içinde yatırması gerektiğinin söylendiğini, müvekkilinin ne olduğunu tam olarak anlamak üzere aynı gün davalı bankaya gittiğini, banka personeli ... ın mesai bitimine bir saat kadar kala -saat 16.00 civarında- zararın çok ciddi boyutlarda olduğunu, 350.000 TL ödeme yapmanın yeterli olamayacağını, derhal 1.596.000 TL ve BSMV toplam 1.644.804 TL1 ödenmediği takdirde kaybın 4.500.000 TL civarına yaklaşabileceğini beyan ettiğini, müvekkilinin, nereden ve nasıl kaynaklandığını anlayamadığı bu kadar ciddi bir zarar ile ilgili davalı bankanın yanıltıcı beyanları sebebiyle ne yapacağını şaşırdığını, irade fesadına uğratıldığından, hiçbir şekilde sağlıklı karar veremeyeceği bir ortamda 4.500.000 TL kaybetmektense söylenen meblağı ödeyerek sıkıntıdan daha az zararla kurtulabileceği umuduyla ödemeyi yaptığını, kendisine verilen belgeleri de imzaladığını, bu suretle de müvekkilinin davalı bankaya duyduğu güvenin suiistimal edildiğini, müvekkilinin zararın neden kaynaklandığını anlayabilmek adına davalı bankayla yaptığı görüşmelerde, zararın 26.09.2012 tarihli türev ürünler çerçeve sözleşmesi ile bağlantılı işlemler ile ilgili olduğu bilgisinin verildiğini, müvekkilinin, mezkur sözleşme kapsamında bu ölçüde bir zarar ortaya çıkarabilecek ne işlem yaptığını anlamaya çalıştığını, ancak, araştırmalarını sürdürünce zararın müvekkilinin izni, onayı veya bilgisi dahilinde olmayan ve birçok mevzuat hükmüne aykırı işlemden kaynaklandığının anlaşıldığını, 20.08.2015 tarihinde davalı bankaya gittiğini, burada davalı banka personeli ... tarafından tüm işlemlerin müvekkilinin izni, onayı ve bilgisi dahilinde olduğunu, hatta ...