Mahkememizde görülen Kooperatifin Dağılması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üyesi bulunduğu davalı kooperatifin 1994 yılında kurulduğunu, 2007 yılında inşaatlar tamamlanarak bireysel tapular dağıtılmak suretiyle ana sözleşmesinde belirtilen amacına ulaştığını, Kooperatifler Kanunun 81.maddesine göre dağıtılmasına karar verilerek tasfiye kurulu oluşturulması gerekirken, bir çok kez yazılı ve sözlü başvurulara rağmen bu yola başvurulmadığını, ortaya kooperatifler kanunu hükümlerine göre yönetilen garip bir site yönetimi çıktığını, bu hukuki yapının sonucu olarak tahsil edilemeyen gittikçe büyüyen aidat sorunu baş gösterdiğini, evini satarak üyelikten ayrılanın yerine yeni malikin kooperatife üye olmadığını, dolayısıyla aidat ödemediğini, 04.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında yönetimin bu konuda hukuki yoldan...
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2021/508 KARAR NO : 2021/965
DAVA : Kooperatifin Dağılması DAVA TARİHİ : 08/09/2021 KARAR TARİHİ : 16/12/2021 YAZILDIĞI TARİH : 04/01/2022
Mahkememizde görülen Kooperatifin Dağılması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üyesi bulunduğu davalı kooperatifin 1994 yılında kurulduğunu, 2007 yılında inşaatlar tamamlanarak bireysel tapular dağıtılmak suretiyle ana sözleşmesinde belirtilen amacına ulaştığını, Kooperatifler Kanunun 81.maddesine göre dağıtılmasına karar verilerek tasfiye kurulu oluşturulması gerekirken, bir çok kez yazılı ve sözlü başvurulara rağmen bu yola başvurulmadığını, ortaya kooperatifler kanunu hükümlerine göre yönetilen garip bir site yönetimi çıktığını, bu hukuki yapının sonucu olarak tahsil edilemeyen gittikçe büyüyen aidat sorunu baş gösterdiğini, evini satarak üyelikten ayrılanın yerine yeni malikin kooperatife üye olmadığını, dolayısıyla aidat ödemediğini, 04.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında yönetimin bu konuda hukuki yoldan bir şey yapılamadığını, 255.000 TL tahsil edilemeyen aidat alacağının 400.000 TLnı aştığını beyan ettiğini, ödenmeyen bu aidatların üyelerin aidat borçlarının artmasına neden olduğunu, davalı kooperatifin 2007 yılında ferdi mülkiyete geçtiğini, üyelere tapularını dağıttığını, ana sözleşmesinde belirtilen amacına ulaştığını, dolayısıyla kanundan doğan tasfiye şartları oluştuğundan genel kurul kararına gerek bulunmadığını, bununla birlikte, davacıya vekaleten kooperatif yönetimine yaptığı başvurulara rağmen konunun gündeme alınması talebinin yerine getirilmediğini, son genel kurulda kanundan doğan tasfiye nedeniyle %10 imza toplanmasına gerek duymaksızın, Divan Başkanlığına dilekçe vererek dağılma konusunun tartışılabilmesi için gündeme eklenmesini talep ettiğini, Divanın, önergeyi kabul veya red etmeyip sessiz kalmayı tercih ettiğini, bir yandan, ödenmeyen aidatlar nedeniyle, aidat borcunun arttığını, diğer yandan tasfiyesi gereken kooperatif yeni inşaata başlamayı planladığını, konuya ilişkin T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına web sitesi üzerinden tarihini hatırlayamadığı başvuruda bulunduğunu, bugüne kadar bir yanıt alınamadığını belirterek davalı kooperatifin kanundan doğan tasfiye koşullarının gerçekleştiğinin tespitiyle, dağılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmadan işbu dava açıldığını, dava şartının yerine getirilmediğini, davacının aktif husumet ehliyeti de bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı yanın iddiasının aksine davalı kooperatifin henüz amacına ulaşmadığını, davalı kooperatifin faaliyetlerine devam ettiğini...