Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında; davacının davalı şirkette 2800 pay sahibi ve şirket ortağı olduğunu, ancak diğer şirket ortakları tarafından işyerine girmesine engel olunduğunu, müvekkilinin yasa gereği şirketle ilgili bilgi alma ve inceleme hakkına engel olunduğunu, şirket kararlarına katılamadığını, ortaklar arasında birlikte hareket ve güven kalmadığını, TTK.nun 636/3.maddesindeki haklı nedenlerle şirketin fesih ve tasfiye şartlarının gerçekleşmiş olduğundan, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili beyanlarında ; davacı şirket ortağının şirketin işleri hakkında bilgi sahibi olup yasal haklarını serbestçe kullandığını, davanın yasal süresinde açılmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/100 KARAR NO : 2021/692
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : .... KATİP : ... ...
DAVACI : ... ... VEKİLLERİ : Av. .. DAVALI : .. VEKİLİ : Av... DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 08/02/2019 KARAR TARİHİ : 30/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında; davacının davalı şirkette 2800 pay sahibi ve şirket ortağı olduğunu, ancak diğer şirket ortakları tarafından işyerine girmesine engel olunduğunu, müvekkilinin yasa gereği şirketle ilgili bilgi alma ve inceleme hakkına engel olunduğunu, şirket kararlarına katılamadığını, ortaklar arasında birlikte hareket ve güven kalmadığını, TTK.nun 636/3.maddesindeki haklı nedenlerle şirketin fesih ve tasfiye şartlarının gerçekleşmiş olduğundan, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili beyanlarında ; davacı şirket ortağının şirketin işleri hakkında bilgi sahibi olup yasal haklarını serbestçe kullandığını, davanın yasal süresinde açılmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Davacının, davalı şirkette 2800 adet pay sahibi olup şirket ortağı olduğu, ancak diğer şirket ortakları tarafından şirketin işyerine girmesine engel olunduğu, yasa gereği şirket ile ilgili bilgi alma ve inceleme hakkına engel olunduğu, şirket kararlarına katılamadığı, ortaklar arasında birlikte hareket etme ve güven kalmadığından; TTK nun 636/III.maddesi gereğince, şirketin haklı nedenlerde fesih ve tasfiyesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkememizce daha önce fesih ve tasfiye yerine davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına ve 344.364,78 TL ayrılma akçesinin davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 23/01/2017 tarih ve 2017/.. esas sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, bu karar temyiz olunmuş Yargıtay ' 11. Hukuk Dairesinin 2017/1520 esas - 2018/7023 karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde; "Davanın açıldığı tarihte ve halen yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları; asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Keza Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi...