Davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararın tazmini hk.
Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2016/5752 E. , 2017/546 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2016/5752 Karar No : 2017/546 Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Karşı Taraf (Davalı) : İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Savunma verilmemiştir. Düşüncesi :Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesince, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava; ’ın davalı idareye bağlı hastanede gördüğü tedavi sırasında hatalı müdahalede bulunulduğundan bahisle, ... TL manevi ve ... TL maddi olmak üzere toplam ... TL tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince; davacıların, 2577 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 13. maddesinin 1.fıkrasında belirtildiği şekilde kusurlu olduğu iddia edilen hastanenin bağlı bulunduğu idareye başvuruda bulunarak zararının karşılanmasını istemeden, diğer bir deyişle idari ön karar aldırmadan doğrudan doğruya dava açtığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-e maddesi uyarınca, dava dilekçesinin Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na tevdiine karar verilmiştir. Davacı tarafından, idari dava açılmadan önce 13.11.2015 tarihli dilekçe ile idareye başvurulduğu dava dilekçesinde belirtildiği halde dava dilekçesinin idari merci tecavüzü nedeniyle merciine tevdi edilmesine ilişkin mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinin 1. fıkrasında; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların, idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği, bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Öte yandan; aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde, dava dilekçesinin “idari merci tecavüzü” bulunup bulunmadığı yönünden de ilk incelemeye tabi tutulacağı belirtilmiş; 15. maddesinin (1/e) bendinde ise; 3/b bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Görüldüğü üzere, idari eylemlerden dolayı doğrudan doğruya tam yargı davası açılabilmesi için, ilgililerin önce idareye başvuruda bulunarak uğramış oldukları zararın karşılanmasını istemeleri, isteklerinin açık veya dolaylı olarak reddi halinde dava açmaları gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, idari eylemler nedeniyle hakları ihlal ...