Adli yargı yerince taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın, davanın görev nedeniyle reddine dair verilen bir karar olmadığı, ancak davacının adli yargı yerinde dava açtığı tarihte değil, taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın tebliğ edilmesiyle birlikte eylemin idariliğini öğrendiğinin kabulü gerektiği hakkında.
15. Daire 2013/3699 E. , 2014/1681 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2013/3699 Karar No : 2014/1681 Temyiz Eden (Davacı) : … Karşı Taraf (Davalı) : … Üniversitesi Rektörlüğü - … İstemin Özeti : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi :… Düşüncesi :Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava; davacının, davalı Üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesinde gerçekleştirilen implant uygulanması sonucu kalıcı şekilde dişte estetik kusur ve yoğun miktarda diş eti kaybı oluştuğu gerekçesiyle hizmet kusuru iddasıyla 30.000-TL manevi, 6.000-TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesi'nce; İdare Mahkemelerinin görevine girdiği halde adli yargı yeride açılmış bulunan davalarda, davanın görev yönünden reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli İdare Mahkemesinde dava açılabileceği, bakılmakta olan davada ise adli yargı yerince taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla görev ret kararı üzerine açılan bir dava olmadığı, bu nedenle dava açma süresinin tespitinde 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin uygulanması gerektiği, buna göre; davacının idarenin eylemini en geç … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E…. esasında kayıtlı davanın açıldığı 02.09.2010 tarihinde öğrendiği ve bu tarihten itibaren bir yıl içinde davalı idareye başvuruda bulunarak haklarının yerine getirilmesini istemesi ve bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren 60 günlük dava süresi içinde dava açması gerekirken, 18.07.2012 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, davanın süresinde olduğu iddiasıyla anılan Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesinde ise, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu, bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilecekleri, görevli olmayan adli ve askeri yargı...