DAVA:İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/02/2020 KARAR TARİHİ:09/03/2022 Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ....Şti arasında 24.12.2010 tarihinde imzalanan GKS'de davalının da kefaleten sorumluluğunun bulunduğunu, kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek 09.11.2012 tarihi itibariyle 109.767,37 TL borç çıkarıldığını, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmasına rağmen yazıların kendilerine ait olmadığını, öte yandan müvekkilinin 07/02/2011 ve 14/02/2011 tarihli kredilerle de bir ilgi ve alakası...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/127 Esas KARAR NO :2022/169
DAVA:İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/02/2020 KARAR TARİHİ:09/03/2022
Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ....Şti arasında 24.12.2010 tarihinde imzalanan GKS'de davalının da kefaleten sorumluluğunun bulunduğunu, kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek 09.11.2012 tarihi itibariyle 109.767,37 TL borç çıkarıldığını, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmasına rağmen yazıların kendilerine ait olmadığını, öte yandan müvekkilinin 07/02/2011 ve 14/02/2011 tarihli kredilerle de bir ilgi ve alakası bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, Genel Kredi Sözleşmesinden doğan bakiye borcun kefilden tahsili için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı yan sözleşmedeki kefalet bölümündeki yazılara itiraz etmiş ise de, sözleşmenin imzalandığı tarih olan 24/12/2010 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 484. maddesi uyarınca kefaletin geçerli olabilmesi için adi yazılı şekil ve belli bir miktarı içermesinin kafi olduğu 6098 sayılı yasanın 583/1 maddesinde ön görülen nitelikli şekil şartlarının bulunmadığı, kaldı ki, davalının da imza içeriğini ikrar ettiği anlaşıldığından yazı incelemesi yapılması dosyaya katkı sağlamayacağından buna ilişkin ara karardan rücu edilmiştir. Diğer yandan yürürlükten kalkan 818 sayılı kanun döneminde üst kefalet limiti yazılmamış olsa bile bu tutarın anlaşılabilir olması mümkünse kefillik geçerli sayılır. Somut olayda imza kefile ait olduğuna göre sözleşme ve sorumluluk geçerlidir. ( Mahmut Bilgen, Öğreti ve Uygulamada Kefalet, Adalet Yayınevi, 2. Baskı, Ankara 2017, s. 288 ) Temerrüt ihtarnamesinin davalıya 16/11/2012 tarihinde annesi Firdevs Kızıltan'a tebliğ edildiği, tatil günleri dikkate alınarak 20/11/2012 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Temerrüt faizi açısından sözleşmenin 19.maddesinde bankalarca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının %50'sinin eklenmesi ile tespit edilecek bedel üzerinden temerrüt faizi ve eklerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bankanın takip talebinde %39 oranında temerrüt faizi talep ettiği görülmüşse de Merkez Bankası genelgesi uyarınca en yüksek faiz oranının sözleşme hükmü de nazara alınarak en fazla %30,60 olarak tespit edileceği kanaatine varılmıştır. Kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, bu iki kalemin toplamına da temerrüt tarihinden itibaren belirtilen %30,60 yıllık temerrüt faizi işletilmesinde ve hesaplanmasında herhangi ...