Terörle mücadele faaliyetleri nedeniyle yürütülen çalışmalar kapsamında ölüm olayının meydana geldiği iddiasıyla 5233 sayılı kanun uyarınca zararlarının tazmini istemiyle başvuruda bulunulmuş, başvurunun reddi üzerine bakılan dava açılmıştır. 5233 sayılı kanun uyarınca, avrupa insan hakları mahkemesince, insan haklarını ve ana hürriyetleri korumaya dair sözleşmenin veya eki protokollerin ihlÂledildiği gerekçesiyle sözleşmenin 41?inci maddesine göre hükmedilen tazminatın ödenmesi sonucunda karşılanan zararlar kanun kapsamı dışında tutulmuş olup, davacının anılan olay nedeniyle uğradığı zararlarının avrupa insan hakları mahkemesinin 25/02/2014 tarih ve başvuru no:651/10 sayılı kararı ile karşılandığı görüldüğünden, davacının tazminat isteminin reddine ilişkin işlemde ve bu işleme karşı açılan davada verilen temyize konu mahkeme kararı sonucu itibariyle yerinde bulunduğu hakkında.
Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2011/9625 E. , 2015/5731 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2011/9625 Karar No : 2015/5731 Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Karşı Taraf (Davalı) : İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Savunma verilmemiştir. Düşüncesi :Sonucu itibariyle yerinde olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava; davacı tarafından, ... İli, ...İlçesi, ...Mahallesinde, 21/11/2004 tarihinde, eşi ......ve oğlu ...'ın güvenlik güçlerince öldürüldüğünden bahisle, 5233 sayılı Kanun uyarınca zararlarının tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle açılmıştır. ...İdare Mahkemesi'nce; davacının eşi ve oğlunun 21/11/2004 tarihinde polisin dur ihtarına uymadıkları, güvenlik güçlerine ateş ettikleri, böylelikle kendi kasıtlı davranışları sonucu öldükleri sonuç ve kanaatine varıldığından, söz konusu zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu iddiasıyla anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 27/07/2004 tarih ve 25535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu; 2. maddesinde, bu Kanunun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiş; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâl edildiği gerekçesiyle Sözleşmenin 41 inci maddesine göre hükmedilen veya Sözleşme hükümleri uyarınca dostane çözüm yoluyla uzlaşılan tazminatın ödenmesi sonucunda karşılanan zararlar bu Kanunun kapsamı dışında tutulmuştur. Temyiz istemine konu Mahkeme kararı ile, ...İli, ...İlçe Emniyet Müdürlüğüne 20/11/2004 tarih ve 19.55 sıralarında gelen ihbar üzerine ...Cumhuriyet Savcılığından arama emri alınarak, güvenlik güçlerinin ...İlçesi ...Mahallesinde bulunan evin çevresinde tertibat alınarak gözetleme görevine başladıkları, evin yakınında davacının eşi ve oğlunun görülmesi üzerine bu kişilere "polis dur" ihtarında bulunulduğu, bu kişilerin gü...