Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hk.
Danıştay 14. Daire E. 2014/285 K. 2014/285 T. 14.10.2015 AFET RİSKİ YÜRÜTMENİN DURDURULMASI AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HK. 6306/md. 2 İstemin Özeti :Davacılar tarafından, 15.12.2013 günlü, 28852 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi, Sarıgöl Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın riskli alan ilan edilmesi"ne ilişkin 15.12.2013 günlü, 2013/5666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ikamet edilen binaların riskli yapı kapsamına girmediği, yapıların hangi yönden can ve mal kaybına yol açma riski bulunduğunun somut bir şekilde tespit edilemediği, salt yapıların gecekondu olması sebebiyle dava konusu işlemin tesis edilemeyeceği ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulması istenilmektedir. Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Dava konusu Bakanlar Kurulu kararının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi ve ilgili yönetmeliğe uygun olarak tesis edildiğinden davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : Lokman Kılıç Düşüncesi : Yürütmenin durdurulması isteminin aynı konuda Dairemizin E:2014/437 sayılı dava dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor doğrultusunda kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Ondördüncü Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, 15.12.2013 günlü, 28852 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi, Sarıgöl Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın riskli alan ilan edilmesi"ne ilişkin 15.12.2013 günlü, 2013/5666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının İkinci Kısmında Temel Hak ve Ödevlerin düzenlendiği, Birinci Bölümünde ise Genel Hükümlerin belirlendiği, bu bölümde yer alan "Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması" başlıklı 4709 sayılı Yasa ile değişik 13. maddesinde: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.", İkinci Bölümde Kişinin Hakları ve Ödevleri arasında yer verilen "mülkiyet hakkı" 35.maddesinde sayılmış ve bu hak "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz" şeklinde düzenlemeye konu edilmiştir. Bu bağlamda, Anayasanın Milletlerarası Andlaşmaları uygun bulma başlıklı 90. maddesinin 1. fıkrasında: "Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bi...