Rekabetin korunması hakkında kanunun 46. maddesi uyarınca, tarafların cevap dilekçesi ya da savunma dilekçelerinde sözlü savunma hakkını kullanmak istediklerini bildirmeleri halinde, sözlü savunma toplantısı yapılması zorunlu olduğundan ve rekabet kurulunca, hakkında soruşturma yürütülen şirketin, ilk savunmadan itibaren kendisini avukat ile temsil ettirdiği, nitekim sözlü savunma toplantısının da bu avukat tarafından talep edildiği bilindiğinden; sözlü savunma toplantısı bildiriminin, adresi dilekçesinde yazılı avukata yapılarak sözlü savunma toplantısı gerçekleştirildikten sonra nihaÎ kararın verilmesi gerekirken, anılan usule uyulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.
13. Daire 2008/3453 E. , 2011/5609 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 2008/3453 Karar No: 2011/5609 Davacı : … Vekili … Davalı : Rekabet Kurumu Vekili : … İstemin Özeti : … A.Ş.'nin koordinatörlüğünde oluşturulan bayilik sistemi ve söz konusu sistem sonrası kamu alımlarında (ihalelerde) gerçekleştirilmiş olan rekabete aykırı eylemler suretiyle, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin ihlâl edildiği belirtilerek, aynı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının davacı şirkete yönelik kısımlarının; soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin, nihaî karar toplantısına katılarak oy kullandığı gerekçesiyle Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından iptal edilen … tarih ve …. sayılı Rekabet Kurulu kararına ilişkin soruşturma evresinde 08.10.2004 tarihli ikinci savunma dilekçesi ile 4054 sayılı Kanun'un 46. maddesi doğrultusunda sözlü savunma toplantısı talep edildiği, sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar verildiği, diğer bütün şirketlerin sözlü savunma toplantısına davet edildiği, ancak, soruşturma aşaması vekille takip edilmesine ve birinci ile ikinci savunma dilekçelerinin vekil tarafından verilmesine rağmen, vekil yerine asile tebligat yapıldığı, oysa 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, usulsüz tebligat nedeniyle, toplantının davacı şirketin katılımı olmadan gerçekleştirildiği, sözlü savunma hakkının kısıtlanarak delil sunma imkânının sınırlandığı, soruşturmaya konu olan bayilik sözleşmelerinin daha iyi hizmet vermeye yönelik olduğu, rekabeti engelleme kastı içermediği, üretici konumunda ve …'le rakip durumunda bir firma olmadıkları, söz konusu eylemler nedeniyle oluşan bir zararın bulunmadığı, bayilik sözleşmesinin Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyet Tebliği kapsamında olduğu, para cezasının fahiş uygulandığı, haksız ve eylemle orantısız olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti : 4054 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca, ilgili taraflara yapılacak bildirimlerin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılması gerektiği, ancak bildirimlerin Kanun'un 42., 43. ve 45. maddelerinde belirlenen hallerle sınırlı olduğu, yalnız anılan bildirimlerin 7201 sayılı Kanun'a göre yapıldığı, diğer pek çok yazışmanın tebliğ mazbatası ile yapılmadığı, sözlü savunma toplantısı davetiyesinin bir bildirim olmadığı, teşebbüsün sözlü toplantıya gelmemeyi tercih etmesine rağmen sonra böyle bir iddiada bulunmasının iyi niyetli olmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, aralarında davacı şirketin de bulunduğu teşebbüslerin rekabet ihlâlinde bulunduğunun yapılan soruşturma sonucunda saptandığı, Kurul'un, para cezasına karar verirken, kastın varlığı, kusurun ağırlığı, ceza uygulanan teşebbüs veya teşebbüslerin pazar içindeki gücü ve muhtemel zararın ağırlığı gibi unsurları dikkate aldığı, mevzuat hükümleri uyarınca teşebb...