DAVA:İpotek - Menfi Tespit (İpotekten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/10/2020 KARAR TARİHİ:14/04/2022 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı gerçek kişi tarafından davalı bankadan kullandırılan krediye teminat olarak müvekkiline ait taşınmazın ipotek verildiğini, .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, müvekkili tarafından teminat amacıyla verilen krediye konu borcun ödendiğini, müvekkili tarafından verilen ipoteğin asıl borçlunun yeniden çekmiş olduğu kredinin teminatı olarak sayıldığını, ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunu, eş rızasının alınmadığını, ipoteğin verildiği ilk kredi borcunun ödendiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle ipoteğin kaldırılmasına, müvekkilinin davalı...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/785 Esas KARAR NO :2022/390
DAVA:İpotek - Menfi Tespit (İpotekten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/10/2020 KARAR TARİHİ:14/04/2022
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı gerçek kişi tarafından davalı bankadan kullandırılan krediye teminat olarak müvekkiline ait taşınmazın ipotek verildiğini, .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, müvekkili tarafından teminat amacıyla verilen krediye konu borcun ödendiğini, müvekkili tarafından verilen ipoteğin asıl borçlunun yeniden çekmiş olduğu kredinin teminatı olarak sayıldığını, ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunu, eş rızasının alınmadığını, ipoteğin verildiği ilk kredi borcunun ödendiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle ipoteğin kaldırılmasına, müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespite karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı borçlu gerçek kişinin müvekkili bankadan kullanmış ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak davacı taraf adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, eş muvafakatinin alındığını, kaldı ki ipotek tesisinde muvafakatinin bulunmamasının ipoteğin geçerliliğine etki etmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Dava; davaya ve takibe dayanak yapılan ipoteğin dilekçede ileri sürülen nedenlerle geçersizliği iddiasına dayalı olarak borçlu olunmadığının tespiti ve ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Alacaklı davalı taraf takibini; davalı gerçek kişi ile yapılmış genel kredi sözleşmesine, kredi borçlusu ile yapılmış ve yapılacak sözleşmeler ile doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak ipotek veren davacı tarafından tesis edilen 400.000 TL'lik ipoteğe dayandırmış; davacı takip borçlusu ise alacağın takip konusu ipoteğin kapsamında kalmadığını ve belirttiği nedenlerle ipoteğin geçersiz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Öncelikle, ipotek kavramı üzerinde durulması ve kesin borç (anapara) ipoteği ile üst limit (maksimal) ipoteği arasındaki ayrımın ortaya konulması gerekmektedir. İpotek ile sağlanan amaç alacağa teminat sağlamaktır. İpotek, rehni verenle alacaklı arasında yapılacak resmi senede dayanır. Rehin hakkı, ayni hak olarak bu senede dayanılarak tapu kütüğüne yapılacak tescille doğar. Doğmuş bir alacağı teminat altına almak için kurulan ipotek kesin borç ipoteğidir. İlerde doğacak ve doğması muhtemel alacaklar için kurulan ipotek ise üst limit ipoteğidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)nun 881/1. maddesi hükmüne göre; Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhang...