Sermaye piyasası kurulu tarafından verilen para cezalarına karşı açılacak davaların çözümünde idari yargının görevli olduğu hakkında.
13. Daire 2006/1511 E. , 2007/1189 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 2006/1511 Karar No: 2007/1189 Temyiz İsteminde Bulunan: Sermaye Piyasası Kurulu Vekili: ... Karşı Taraf: ... Vekili: ... İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesi'nin davanın görev yönünden reddine yönelik ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına karşı davalı Sermaye Piyasası Kurulu temyiz isteminde bulunmakta ve davanın idarî yargının görev alanına girdiği iddiasıyla kararın bozulmasını istenmektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi: Davanın görev yönünden reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Davacı tarafından, idari para cezası verilmesine ilişkin Sermaye Piyasası Kurulunun 1.12.2005 tarih ve ... sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 2., 3., 16., 27. ve 19. maddelerinden söz edilerek, idari yaptırım niteliğindeki para cezalarına karşı açılacak davalarda Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş bulunmaktadır. 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 Kabahatler Kanununun 3. maddesinde; bu Kanunun genel hükümlerinin diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanacağı kuralı getirilip, bu Kanunun 27. maddesinde de, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği hükmü ile idari para cezalarına karşı açılacak davaların görüm ve çözümü adli yargının görev alanına alınmıştır. Kabahatler Kanununun genel hükümlerinin diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanacağına ilişkin 3. maddesinin iptali istemiyle itiraz yoluyla yapılan başvuru üzerine ... Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararla; Anayasada idari ve adli yargının ayrılığı ilkesinin kabul edildiği, bu ayrım uyarınca idarenin kamu gücünü kullandığı ve kamu hukuku alanına giren işlem ve eylemlerinin idari yargı, özel hukuk alanına giren işlemlerinin de adli yargı denetimine tabi olacağı, buna bağlı olarak idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda yasa koyucunun geniş takdir yetkisinin bulunmadığı, ceza hukukundaki gelişmelere koşut olarak, kimi yasal düzenlemelerde basit nitelikte görülen suçlar hakkında idari yaptırımlara yer verildiği, daha ağır suç oluşturan eylemler için verilen idari para cezalarına karşı yapılacak başvurularda konunun idare hukukundan çok ceza hukukunu ilgilendirmesi nedeniyle adli yargının görevli olabileceği, ancak, idare hukuku esaslarına göre tesis edilen bir idari işlemin, sadece para cezası yaptırımı içermesine bakılarak denetiminin idari yargı alanından çıkarılarak adli y...