İmar bankasının mevduat kabul etme ve bankacılık faaliyetlerinde bulunma izninin kaldırıldığı tarihten sonra, yönetim ve denetimi fon'a geçen bankadaki sigorta kapsamında yapılacak ödemelerin taksitle yapılmasında ve bu taksit dönemi içerisinde hesap sahiplerini enflasyon karşısında korumaya yönelik faiz oranları getirilmesinde 5021 sayılı kanuna aykırılık bulunmamaktadır
Danıştay 13. Daire E. 2005/6591 K. 2006/1512 T. 27.3.2006 İMAR BANKASI TASFİYE EDİLEN BANKA İMAR BANKASININ MEVDUAT KABUL ETME VE BANKACILIK FAALİYETLERİNDE BULUNMA İZNİNİN KALDIRILDIĞI TARİHTEN SONRA, YÖNETİM VE DENETİMİ FON'A GEÇEN BANKADAKİ SİGORTA KAPSAMINDA YAPILACAK ÖDEMELERİN TAKSİTLE YAPILMASINDA VE BU TAKSİT DÖNEMİ İÇERİSİNDE HESAP SAHİPLERİNİ ENFLASYON KARŞISINDA KORUMAYA YÖNELİK FAİZ ORANLARI GETİRİLMESİNDE 5021 SAYILI KANUNA AYKIRILIK BULUNMAMAKTADIR (5021/md.1) Davanın Özeti: 03.01.2004 tarih ve 25335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 29.12.2003 tarih ve 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ekinin ve bu karara dayanak alınan önerilerin iptali, 5021 sayılı Kanunun iptali için Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istenilmektedir. Başbakanlık Savunmasının Özeti: Dava süresi içinde açılmamış ise bu yönden davanın reddine karar verilmesi, davacının durumu Bakanlar Kurulu kararına uygun ise mevduat idare tarafından ödeneceğinden davanın konusunun kalmadığı, gerçekleşmiş bir zararı bulunmadığı, esas yönünden ise Türkiye İmar Bankası ile ilgili olarak idarenin kendisine yüklenen denetim ve gözetim yetkisini kullanarak hareket ettiği, Bakanlar Kurulu kararının hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (FON) Savunmasının Özeti: 5020 sayılı Yasa uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İdare Mahkemesi görevli bulunduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiği, Fon tarafından kanunlar ve Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde ödeme yapılması zorunlu olduğundan husumet yöneltilemeyeceği, Fon açısından iptali talep edilebilecek bir idari işlem bulunmadığı, Fon ile Bankanın ayrı tüzel kişilikler olduğu, iddialarını tüzel kişiliği devam eden Banka aleyhine ileri sürebileceği belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Hazine Müsteşarlığı'nın Savunmasının Özeti: Kendilerine husumet yöneltilemeyeceği, yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi ..................'un Düşüncesi: Banka kanunlarının temel amaçları, tasarruf sahiplerinin korunması ve kredilerin düzenlemesidir. Mevduat sigortası, mevduat sahiplerini bankaların ödemede acze düşmesi riskine karşı korumaya, yani mevduatın doğrudan doğruya korunmasına yönelik kurumlardan biridir. Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nda "bankacılık işlemleri" ibaresi kullanılmış (m.14,m.15/a/f.1,m.16, m.22/4, Ek madde 1/1.6 Ek madde 6...) ve yine, başka tüzel ve gerçek kişiler tarafından yapılamayacak olan sadece bankaların yapabileceği işlemler ile bankalar tarafından da yapılabilecek işlemler belirtilmiş olmakla birlikte, bu kavramın tanımı yapılmamıştır. Bankacılık işlemlerinin sınıflandırılmasında en yaygın olan "Bilanço esasına göre" yapılan sınıflandırmadır. Bu sınıflandırmada mevduat kabulü, bilançoda yer alan bankacılık işlemleri bölümünün pasif işlemler kaleminde yer alır ve bu kalemin başka gelen işlemini oluşturur. Mevduat kabulü en eski ve temel bir bankacılık işlemi...