Esas No:2000/4829 Karar No:2002/2121
Karar Özeti
İnfaz koruma memuru olan davacının yapmakla görevli olduğu işi savsaklayarak hükümlü veya tutukluların kaçmasına sebep olmasında ihmal kastı mevcut olup, eyleminin taksirli suç olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Karar Metni
12. Daire 2000/4829 E. , 2002/2121 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2000/4829 Karar No: 2002/2121 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): … Karşı Taraf: … Vekili: … İsteğin Özeti: … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, davacının memuriyet görevine son verilmesine ilişkin 4.10.1999 günlü işlemin iptaline, özlük haklarının verilmesine ve parasal haklarının yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, … Özel Tip Cezaevi İnfaz ve Koruma Memuru olan davacının, … Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen kararı ile, TCK'nun 303/1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 1 yıl süreyle kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası ile cezalandırıldığı, bu karar üzerine, dava konusu işlem ile memuriyet görevine son verildiğinin anlaşıldığı, davacıya verilen hapis cezasının taksirli suçtan kaynaklandığı, sözkonusu hapis cezasının tekbaşına, davacının görevine son verilmesini gerektirmeyeceği, bir yıl kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası nedeniyle, ancak bir yıl süreyle memuriyet görevinden uzaklaştırılabilecekken, herhangi bir süre öngörülmeksizin, memuriyet görevine son verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının verilmesine ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı idare, davacının ifa ettiği görevin sıradan bir memuriyet görevi olmadığını, görevin önemi ve görev yerinin özelliği dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını öne sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartların yer aldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48.maddesinin (A) fıkrasının 4. bendinde; "Kamu haklarından mahrum bulunmamak" 5.bendinde ise; "Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsi...