Hakkında verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin hakimler ve savcılar yüksek kurulu kararını yargı mercii önüne götürme imkanı bulunmayan, ancak idarenin hukuka aykırı işlemleri sebebiyle yaş haddinden emekli olacağı tarihe kadar mesleğini fiilen yapma hakkını da kullanamayan ve bu işlemler nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı da açık olan davacının, istek ile emekliye ayrılmış olmasının, meslekten çıkarma cezası ve bu işlem nedeniyle uğradığı zarar arasındaki illiyet bağını kesmeyeceği hakkında.
11. Daire 2013/4459 E. , 2014/2291 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBİRİNCİ DAİRE Esas No: 2013/4459 Karar No: 2014/2291 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … Karşı Taraf (Davalılar) : 1- Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Vekili : … İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:…; K:… sayılı kararın; davacı tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Davalı İdarelerce temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi : … Düşüncesi : Her ne kadar davacı, meslekten çıkarma cezasına yaptığı itiraz sonuçlanmadan emekliye ayrılmış ise de; o tarihlerde yürürlükte olan mevzuata göre davacının itirazını inceleyecek kurulun çoğunluğunun yine cezayı veren kurul üyelerinden oluşması, davacının bu nedenle itirazından olumlu bir sonuç çıkmayacağı öngörüsü ve meslekten ihraç edilen Hakim ve Cumhuriyet Savcılarının alternatif olarak yapabileceği Avukatlık mesleğini de yapamayacağı kaygısı karşısında, emeklilik talebinde bulunmak zorunda kaldığının kabulü gerektiği, esasen bu durumun re'sen emekliye sevk işlemi ile fiili olarak bir farkının bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının 6087 sayılı Yasa ile yeniden yapılandırılan ve anılan Kanunun geçici 3. maddesi uyarınca, davacı hakkında verilen cezayı hukuka aykırı bularak kaldıran Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bu kararı üzerine, hakkında verilen hukuka aykırılığı ortaya konulan ceza karşısında emekli olmak zorunda kalması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açtığı davada, meslekten çıkarma cezası ile oluştuğu ileri sürülen zarar arasında illiyet bağının kesildiği gerekçesi ile davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince, 2577 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü: Dava, Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.02.1996 tarihli ve 144 sayılı kararıyla meslekten ihraç edilen ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun geçici 3. maddesi kapsamında yaptığı başvuru üzerine meslekten ihraç kararı kaldırılan davacı tarafından, emekliye ayrıldığı 15.06.1997 tarihi ile yaş haddinden emekliye ayrılması gereken 31.12.2008 tarihi arasındaki maaş farklarından oluşan maddi zararı ile 20.000- TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince; davacı tarafından meslekten çıkarma cezası verilmesi nedeniyle erken emekliye ayrılmak zorunda kaldığı ileri sürülmekte ise de, davacının söz konusu meslekten ihraç kararı kesinleşmeden ve meslekten çıkarma cezası uygulanmadan, kendi isteğiyle emekliye ayrılmakla, ceza ile uğradığını iddia ettiği zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği dikkate alındığında, cezanın sonradan kaldırılmış olması nedeniyle, emekliye ayrıldığı 15.06.1997 tarihinden yaş haddinden emekliye ayrılması gereken 3...