Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/69 · K. 2020/172
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2019/69 K. 2020/172

E. 2019/69K. 2020/1724 Mart 2020
haksız rekabettazminatbilirkişi raporumaddi tazminatmanevi tazminatmarka hakkıistinaf yolu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 09.10.2015 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili firmanın 31.12.2004 tarihinde kurulmuş bir firma olup yaklaşık 11 senedir her türlü kumaş, stor ve jaluzi perde üretimi alım ve satımı işiyle uğraştığını, internet üzerinden faaliyette bulunmak üzere ... isimli internet sitesini de alarak tescil ettirmek istemiş ise de söz konusu storperde kelimesinin sektöre özel bir isim olduğunu, sektör firmalarının bu kelimeyi tescil ettirmelerinin mümkün olmadığı belirtilerek bu alan adı ile müvekkil firmaya verilmediğini, davalıların kullandıkları ... isimli internet sitesini ise, davalılar TPEye kitap satışı ve basımı üzerine faaliyet göstereceğini beyan ederek bu ismi tescil ettirdiklerini ve sonrasında buradan aldığı tescil belgesi ile ODTÜ'ye...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/69 Esas KARAR NO : 2020/172 DAVA : Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet DAVA TARİHİ : 09/10/2015 KARAR TARİHİ : 04/03/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 09.10.2015 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili firmanın 31.12.2004 tarihinde kurulmuş bir firma olup yaklaşık 11 senedir her türlü kumaş, stor ve jaluzi perde üretimi alım ve satımı işiyle uğraştığını, internet üzerinden faaliyette bulunmak üzere ... isimli internet sitesini de alarak tescil ettirmek istemiş ise de söz konusu storperde kelimesinin sektöre özel bir isim olduğunu, sektör firmalarının bu kelimeyi tescil ettirmelerinin mümkün olmadığı belirtilerek bu alan adı ile müvekkil firmaya verilmediğini, davalıların kullandıkları ... isimli internet sitesini ise, davalılar TPEye kitap satışı ve basımı üzerine faaliyet göstereceğini beyan ederek bu ismi tescil ettirdiklerini ve sonrasında buradan aldığı tescil belgesi ile ODTÜ'ye başvurduklarını ve internet sitesi üzerinden kitap satışı yapacaklarını belirtmelerine karşın beyanlarının aksine perde satışı yapmaya başladıklarını, bu şekilde pazarda haksız rekabet sonucu üstünlük kurduklarını, davalıların gerçekleştirmiş olduğu fiilin haksızlığının tespitini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesini, ... isimli internet sitesinin kullanımının engellenmesini, iptalini, 500 TL maddi ve 500 TL manevi tazminat talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Bir markanın tescil usulü ile alan adının tescili usullerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, marka ve alan adının tescil esaslarının ve şartlarının birbirlerinden ayrı olduğunu, markanın belirli bir mal veya hizmet gurubu için tescil edilmesi ve tescil edilen mal veya hizmetler için kullanımı zorunluluğu öngörülmüş iken, alan adı tescilinde böyle bir kısıtlamanın olmadığını, alan adının belirli bir emtia veya hizmet için tescil edilmesinin söz konusu olmadığını, markadan farklı olarak tescil edilen alan adının herhangi bir emtia/hizmet gurubu için kısıtlamaya tabi tutulmaksızın ticaret alanında kullanılabildiğini, ilk gelen ilk alır kuralının geçerli olduğunu, alan adı tescil edilmeden önce alan adına konu olan ismin marka olarak da tescil edilmesi gibi bir zaruretin bulunmadığını, kaldı ki davacı tarafın ... alan adını ... uzantılı olarak tescil ettirdiğini ve 11 yıldır bu alan adını ticarette kullandığını, davacının iddia ettiği storperde alan adının ticaret alanında kullanımının pazarda üstünlük sağladığı iddialarının, davacı için de geçerli olması gerektiğini, yoksa davacının bu alanda muaf olmasının çifte standart durumu yaratacağını ve bunun kabul edilebilir bir durum olmadığını, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. YAPILAN YARGILAMA VE İSTİNAF AŞAMASI VE GEREKÇE Dosyada alınan 19/09/2016 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler İTÜ Tekstil.Tekn. Ve Tas.Fakültesi Öğretim...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 50

II. Zararın ve kusurun ispatı

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 345

Başvuru süresi

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2019/172 · K. 2020/173

4 Mart 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2019/75 · K. 2020/216

23 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2019/175 · K. 2021/190

20 Nisan 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2019/78 · K. 2020/204

12 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2019/39 · K. 2020/179

10 Mart 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2020/94 · K. 2020/391

16 Kasım 2020