Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...Tic.A.Ş. arasında 2009 yılında ticari ilişki başladığını ve "..." ve "..." markalı akrilik esaslı malzemelerin işlenerek monte edilmesi amacıyla işbirliği yapıldığını, daha sonra diğer davalı ... ile "... sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı ...nin bu sözleşmeyi tek taraflı olarak haksız şekilde feshettiğini, ayrıca markaları kullanmaya devam etmemesi konusunda müvekkiline ihtarda bulunduğunu, oysa müvekkili tarafından halihazırda satın alınmış olan ... ve ... markalı ürünlerin bulunduğunu, müvekkili tarafından 556 sayılı KHKnın 13. maddesi gereğince satın alınmış bu malların kullanımı için KHKnın 74. maddesi uyarınca davalılara bildirim yapıldığını ileri sürerek bu ürünlerin satışının yapılmasının ve bu ürünlerin...
T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/172 KARAR NO : 2020/173 DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 13/10/2011 KARAR TARİHİ : 04/03/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...Tic.A.Ş. arasında 2009 yılında ticari ilişki başladığını ve "..." ve "..." markalı akrilik esaslı malzemelerin işlenerek monte edilmesi amacıyla işbirliği yapıldığını, daha sonra diğer davalı ... ile "... sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı ...nin bu sözleşmeyi tek taraflı olarak haksız şekilde feshettiğini, ayrıca markaları kullanmaya devam etmemesi konusunda müvekkiline ihtarda bulunduğunu, oysa müvekkili tarafından halihazırda satın alınmış olan ... ve ... markalı ürünlerin bulunduğunu, müvekkili tarafından 556 sayılı KHKnın 13. maddesi gereğince satın alınmış bu malların kullanımı için KHKnın 74. maddesi uyarınca davalılara bildirim yapıldığını ileri sürerek bu ürünlerin satışının yapılmasının ve bu ürünlerin satılabilmesi için internet sitesinde "..." ve "..." markalarının kullanılmasının 556 sayılı KHKnın 12. maddesi uyarınca dürüst kullanım teşkil ettiğinin ve marka hakkına tecavüz oluşturmadığının KHKnın 74. maddesi uyarınca tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili; müvekkilinin davacı ile herhangi bir sözleşmesel ilişkisinin bulunmadığını ve dava konusu markalar üzerinde de mülkiyet hakkına sahip olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkememizce 2011/172 esas sayılı dosyada yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHKnın 74. maddesi uyarınca menfaati olan herkesin marka sahibine karşı dava açarak fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebileceği, ancak bu davanın marka sahibi aleyhine açılması gerektiği, dava konusu markaların ... adına tescilli olduğu, bu durumda davalıların pasif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.HD'nin 2015/14062 esas 2017/1974 karar sayılı ilamı ile "HMKnın 124. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ya da dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece, davacının ... adlı şirketi davalı olarak göstermesinin maddi bir hatadan kaynaklandığı kabul edilerek, 6100 sayılı HMK'nın 124/3. maddesi uyarınca davalının dava konusu markaların tescilli sahibi olan ... olarak değiştirilmesi ve ... adlı şirkete dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edildiğinden taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilerek bir karar verilmes...