Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalının -----yılında evlendiklerini, davacının öğretmen, davalının ise mimar olduğunu, davalının ----yılında kendi işi olan----- kurduğunu, davalının halen kurucusu ve sahibi olduğu bu şirkette çalışmaya devam ettiğini, tarafların ----- sayılı boşanma davasını açtıklarını, davalının boşanma davası açıldıktan sonra evlilik birliği boyunca edinilen tüm malvarlığını elden çıkarmaya başladığını, sahibi olduğu ------ devrettiğini, şirketin bir çok malvarlığının bulunduğunu ve davalının mal kaçırma gayesiyle kötü niyetli olarak bunları muvazaalı olarak tasfiye ettiğini, ---sene birlikte oturulan ve aile konutu olan taşınmazı dahi ----karşılığında satışa çıkardığını belirterek------- muvazaalı bir şekilde ------...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/859 Esas KARAR NO : 2021/498 Karar DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ : 16/12/2016 KARAR TARİHİ : 30/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalının -----yılında evlendiklerini, davacının öğretmen, davalının ise mimar olduğunu, davalının ----yılında kendi işi olan----- kurduğunu, davalının halen kurucusu ve sahibi olduğu bu şirkette çalışmaya devam ettiğini, tarafların ----- sayılı boşanma davasını açtıklarını, davalının boşanma davası açıldıktan sonra evlilik birliği boyunca edinilen tüm malvarlığını elden çıkarmaya başladığını, sahibi olduğu ------ devrettiğini, şirketin bir çok malvarlığının bulunduğunu ve davalının mal kaçırma gayesiyle kötü niyetli olarak bunları muvazaalı olarak tasfiye ettiğini, ---sene birlikte oturulan ve aile konutu olan taşınmazı dahi ----karşılığında satışa çıkardığını belirterek------- muvazaalı bir şekilde ------ hissesinin devri işleminin iptali ile eski hale iadesine, bu durumun mümkün olmaması halinde tespit edilecek rayiç hisse değerinin davacı alacak kalemi olarak işlenmesine, vekalet ücretleri ile yargılama giderlerinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olmayan bir malın hissesinin devir işleminin hisse sahibi kişi davaya dahil edilmeden, dava kendisine ihbar edilmeden, iptal edilmesinin hukuka aykırı bir sonuç çıkaracağını, davacı tarafın dava dilekçesindeki hisse devrine ilişkin beyanlarının soyut olduğunu bu beyanlarının dışında başkaca bir delili bulunmadığını, müvekkilinin ticari faaliyetinin çoğunda bir ortakla çalıştığını, ayrıca hisse devrinin boşanma aşamasına denk gelmediğini, davalının yüksek mimar olduğunu, hisse devri ----- şirkete paradan ziyade sermaye olarak emeğini getirmiş olduğunu, davacı tarafın iddiası gibi mal kaçırma olsa şirketin ---- hissesinin değil tamamının devredilmiş olacağını belirterek öncelikle davanın taraf teşkili sağlanmadığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle, -------- hisse devrinin muvazaalı yapıldığı iddiası ile tasarrufun iptali ve eski hale iadesinin mümkün olup olmadığı, şirket hisse değerinin tespiti, devredilen hissenin rayiç değerinin davacı alacak kalemine eklenmesine ilişkin bulunmaktadır. Dosyanın, -------- dosyasından verilen görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi t...