Türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen koşulların varlığı durumunda, vazife malÛllüğü aylığı bağlanması istemiyle 2577 sayılı kanun'un 10. maddesine göre idareye her zaman başvurulabileceği ve istemin reddi yönünde tesis edilen işleme karşı dava açma süresi içinde dava açılabileceği hakkında.
11. Daire 2009/8782 E. , 2010/3752 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBİRİNCİ DAİRE Esas No : 2009/8782 Karar No : 2010/3752 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … Vekili : … Karşı Taraf (Davalı) : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : … İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : 5434 sayılı Kanunun 49. maddesinin son fıkrası uyarınca işin esasının incelenmesi gerekçesiyle istemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : Davacının babasından dolayı almakta olduğu adi malüllük maaşının vazife malullüğü maaşına çevrilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada, mahkemece verilen süre ret kararı davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 5434 sayılı Yasanın 49. maddesinde vazife malullüklerinin, doğdukları tarihten itibaren en çok bir yıl içinde, iştirakciler veya bunların ana, baba, koca, çocuk, kardeş veya kurumları tarafından yazı ile Sandığa bildirileceği, bildirilmediği taktirde bu malullüklere uğrayanlar hakkında (Adi malullük) hükümlerinin uygulanacağı, aynı maddenin son fıkrasında ise, yukarıdaki süreleri geçirenlerden, T.C.Emekli Sandığına yazı ile başvuranlara, vazife malullüklerini belgelemeleri ve müstehak olmaları şartıyla müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanacağı belirtilmiştir. Yukarıda yer alan düzenlemelerden anlaşılacağı üzere vazife malulü sayılabilmek için malullüğün hem vazifenin yapıldığı sırada meydana gelmesi hem de vazifeden doğmuş olması gerekmektedir. Bu durumda bahsi geçen yasal düzenleme uyarınca davacının durumu irdelenerek Mahkemece esas hakkında karar verilmesi gerekirken davanın süre aşımı nedeniyle reddinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın süre aşımından reddine yönelik Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeden işin gereği görüşüldü: Dava; davacının babasından dolayı almakta olduğu adi malüllük aylığının vazife malülllüğü aylığına çevrilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, ölenin dul ve yetimleri hakkında vazife malüllüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığına yönelik 25.12.1969 gün ve … sayılı kararın davacıya 06.01.1970 tarihinde tebliği üzerine altmış gün içinde dava açılması gerekirken 1998 yılında Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'na eklenen hükümden yararlandırılması gerektiğinden bahisle 18.05.2009 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine açılan dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir. Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuk...