Türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu'nda düzenlenen "malÛllük" ile türk medeni kanunu'nda düzenlenen "vesayet'in uygulanma alanlarının birbirinden farklı olması karşısında, hastalığı nedeniyle vesayet altına alınmasına gerek olmadığına karar verilen davacının durumunun, 5434 sayılı kanun'un 74. maddesinde düzenlenen malÛllük hükümleri çerçevesinde incelenerek, sakatlığının çalışmasına engel olup olmadığı hususunun mahkemece hastaneye sevk edilmek suretiyle tespit ettirilmesi gerektiği hakkında.
11. Daire 2008/4166 E. , 2010/2625 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBİRİNCİ DAİRE Esas No: 2008/4166 Karar No: 2010/2625 Kararın Düzeltilmesini İsteyen (Davacı): … Vekili : … Karşı Taraf (Davalı) : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : … İstemin Özeti : …. İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararını onayan Danıştay Onbirinci Dairesinin 16.11.2007 gün ve E:2005/2462, K:2007/8334 sayılı kararının, davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onbirinci Dairesinin 16.11.2007 gün ve E:2005/2462, K:2007/8334 sayılı kararı kaldırılarak, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 ncü maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen iddialar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi hükmüne uygun bulunduğundan düzeltme isteğinin kabulü ile Danıştay Onbirinci Dairesinin 16.11.2007 günlü ve E:2005/2462, K:2007/8334 sayılı kararı kaldırıldıktan sonra işin gereği görüşüldü: Dava, davacının, çalışamayacak derecede malül olması nedeniyle, Sandık iştirakçisi iken vefat eden babasından dolayı yetim aylığı bağlanması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, vesayet altına alınmasını gerektirecek nitelikte malül olmadığı tespit edilen davacıya yetim aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 9. maddesinde, "Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir" kuralına yer verilmiş, aynı yasanın 13. maddesinde yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkesin, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahip olduğu, 14. maddesinde, ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı, 15. maddesinde Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı, 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergenin kısıtlanacağı, 403. maddesinde ise, vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korum...