Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekilince mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile müvekkili şirket arasında 02/02/2016 tarihinde akdedilen hizmet sözleşmesi ile davalı tarafın müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, davalının sözleşmenin akdedildiği 02/02/2016 tarihinden 30/12/2020 tarihine kadar müvekkil şirket bünyesinde satış pazarlama sorumlusu olarak çalıştığını, davalı tarafın müvekkili şirketteki işinden istifa ederek ayrıldığını, davalı tarafın istifa idaresini ortaya koyan ibraname dilekçesini ekinde sunduklarını, Müvekkili şirketin tarım alanında çalışan köklü bir firma olduğunu, uzun yıllardır yem bitkileri tohumlarını üretmek, çeşit geliştirmek ve yurtiçinde- yurtdışında bu tohumları tedarik etmek işlerini yürütmekte olduğunu,...
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/465 Esas KARAR NO : 2021/691
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2021 KARAR TARİHİ : 15/11/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekilince mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile müvekkili şirket arasında 02/02/2016 tarihinde akdedilen hizmet sözleşmesi ile davalı tarafın müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, davalının sözleşmenin akdedildiği 02/02/2016 tarihinden 30/12/2020 tarihine kadar müvekkil şirket bünyesinde satış pazarlama sorumlusu olarak çalıştığını, davalı tarafın müvekkili şirketteki işinden istifa ederek ayrıldığını, davalı tarafın istifa idaresini ortaya koyan ibraname dilekçesini ekinde sunduklarını, Müvekkili şirketin tarım alanında çalışan köklü bir firma olduğunu, uzun yıllardır yem bitkileri tohumlarını üretmek, çeşit geliştirmek ve yurtiçinde- yurtdışında bu tohumları tedarik etmek işlerini yürütmekte olduğunu, Müvekkil şirketin çalıştığı sektör rekabetin yoğun olarak yaşandığı bir sektör olduğunu, İşin doğası gereğince müvekkil şirket, çalışanları ile bu deneyimlerini ve ticari sır niteliğinde gizli bilgilerini de aktarmak durumunda olduğunu ayrıca müvekkil şirket kendi firmasına ilişkin ticari sır niteliği taşıyan bilgilerin gizliliğini de temin etmek zorunluluğu hissettiğini, bu nedenle çalışanları ile hizmet akdi imzalarken gizlilik ve sır saklama sözleşmesi de imzalanmakta olduğunu, davalı taraf da işe başladığı tarihte hizmet akdi ile birlikte Gizlilik ve Sır Saklama Sözleşmesi'ni 02.02.2016 tarihinde imzaladığını, ancak davalı taraf müvekkil şirketten ayrıldıktan sonra müvekkil şirket ile aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak müvekkil şirketin müşterileri ile görüşmeler yapmış, müvekkil şirketin yürütmekte olduğu çözüm ve aynı marka ürünlere ilişkin faaliyetlerde bulunduğunu, bu durumun müvekkil şirketin müşterilerinin beyanları neticesinde tarafımızca öğrenildiğini, Gizlilik ve Sır Saklama Sözleşmesi'nin 3. maddesinde; "Personelin bu taahhütleri, taraflar arasındaki iş ilişkisinin herhangi bir nedenden sona ermesi halinde de herhangi bir süre ile sınırlı olmaksızın, aynen geçerli ve bağlayıcıdır." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre tarafların kendi irade beyanları ile akdettikleri sözleşme hükmü gereğince hizmet akdi sona erse de davalı tarafın sorumluluğu devam etmekte olduğunu, Gizlilik ve Sır Saklama Sözleşmesi'nin 4. maddesinde ise "personelin taahhütlerinden herhangi birini ihlal etmesi halinde yüz yirmi altı brüt maaş tutarındaki cezai şartı ve müvekkil şirketin uğrayacağı her türlü maddi- manevi, müspet- menfi zararı ve kaybını karşılayacağını garanti etmiştir." hükmü ile davalının sözleşmeye aykırı faaliyetlerinin sonuçları düzenlendiğini, davalı taraf, yüz yirmi altı brüt maaş tutarındaki cezai şart ol...