Terör olaylarının yoğun bir şekilde gerçekleştiği bölgede meydana geldiği ve davacının eşinin geçici köy korucusu olduğu dikkate alındığında, ölüm olayının görevin sebep ve etkisinden kaynaklandığı, davacının resmi nikahlı olmayan eşinden olan çocuklarına yetim aylığı bağlanması gerektiği, ancak davacı ile geçici köy korucusu olarak görev yapan eşi arasında medeni kanun hükümlerine uygun olarak yapılmış bir evliliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacıya dul aylığı bağlanmamasında mevzuata aykırılık görülmediği hakkında.
Danıştay 11. Daire E. 2003/1820 K. 2006/1077 T. 8.3.2006 RESMİ NİKAH GÖREV SEBEBİYLE ÖLÜM YETİM AYLIĞI DUL AYLIĞI TERÖR OLAYLARININ YOĞUN BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİĞİ BÖLGEDE MEYDANA GELDİĞİ VE DAVACININ EŞİNİN GEÇİCİ KÖY KORUCUSU OLDUĞU DİKKATE ALINDIĞINDA, ÖLÜM OLAYININ GÖREVİN SEBEP VE ETKİSİNDEN KAYNAKLANDIĞI, DAVACININ RESMİ NİKAHLI OLMAYAN EŞİNDEN OLAN ÇOCUKLARINA YETİM AYLIĞI BAĞLANMASI GEREKTİĞİ, ANCAK DAVACI İLE GEÇİCİ KÖY KORUCUSU OLARAK GÖREV YAPAN EŞİ ARASINDA MEDENİ KANUN HÜKÜMLERİNE UYGUN OLARAK YAPILMIŞ BİR EVLİLİĞİNİN BULUNMADIĞI ANLAŞILDIĞINDAN, DAVACIYA DUL AYLIĞI BAĞLANMAMASINDA MEVZUATA AYKIRILIK GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 2330/md. 1 5434/md. 67 İstemin Özeti : Dava, davacının geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken teröristlerce öldürülen resmi nikahlı olmayan eşinden dolayı dul aylığı ve çocuklarına da yetim aylığı bağlanması isteminin reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Ankara 6. İdare Mahkemesinin 30.12.2002 gün ve E:2002/96, K:2002/1862 sayılı kararıyla; olayda, davacının resmi nikahlı olmayan eşinin geçici köy korucusu olarak görev yaparken Hakkari ili, Çukurca İlçesi, Uzundere Köyünde evinin bacasından atılan bombanın patlaması sonucu öldürüldüğü, olayın terör olaylarının yoğun bir şekilde gerçekleştiği bölgede meydana geldiği ve davacının eşinin geçici köy korucusu olduğu dikkate alındığında, ölüm olayının görevin sebep ve etkisinden kaynaklandığı, dolayısıyla 2330 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davacının resmi nikahlı olmayan eşinden olan çocuklarına yetim aylığı bağlanması gerektiği ancak davacı ile geçici köy korucusu olarak görev yapan eşi arasında Medeni Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmış bir evliliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, 5434 sayılı Yasanın 67. maddesi hükmü uyarınca davacıya dul aylığı bağlanmamasında mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin, çocuklara yetim aylığı bağlanmamasına ilişkin kısmı iptal edilmiş, dul aylığı bağlanmasına yönelik kısmı için dava reddedilmiştir. Davalı idare tarafından, olayın 2330 sayılı Yasa kapsamında olmadığı mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ????? Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : ????.. Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: İdar...