DAVA: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/02/2016 KARAR TARİHİ: 21/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---------------eski ortaklarından olduğu, şirkette bulunduğu süre içerisinde davalı bankadan------------ kredisi kullandıklarını ve bu sırada incelemelerine fırsat verilmeden sayfalar dolusu evrak imzalatıldığını, dava konusu senedin de bu evraklar arasında--------- formatında senet algısı oluşturmadan sıradan bir belge gibi düzenlenerek, kefil olarak imzasının alındığını ancak, -------- kredi borcunun ------- tarihi itibariyle sona erdiğini, bu senedinde hükümsüz olması gerektiğini belirterek; senet üzerinden davalı bankanın davacının bilgisi dışında çek karnelerinden kaynaklanan...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/145 Esas KARAR NO: 2020/53 DAVA: Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/02/2016 KARAR TARİHİ: 21/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---------------eski ortaklarından olduğu, şirkette bulunduğu süre içerisinde davalı bankadan------------ kredisi kullandıklarını ve bu sırada incelemelerine fırsat verilmeden sayfalar dolusu evrak imzalatıldığını, dava konusu senedin de bu evraklar arasında--------- formatında senet algısı oluşturmadan sıradan bir belge gibi düzenlenerek, kefil olarak imzasının alındığını ancak, -------- kredi borcunun ------- tarihi itibariyle sona erdiğini, bu senedinde hükümsüz olması gerektiğini belirterek; senet üzerinden davalı bankanın davacının bilgisi dışında çek karnelerinden kaynaklanan alacağı için tekrar takip yapmasının mümkün olamayacağını, çünkü böyle bir borcun olmadığını, takibe/ödeme emrine karşı yapılan itirazların kabulü ile takibin tamamen iptaline, icra takibinin tedbiren durdurulmasına, davalının müvekkile ----------oranında tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı -----------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, müvekkil bankanın ------- şubesinin borçlusu olduğunu, dava dışı ----------kullandığı kredilere ----------------- birlikte kefil olduğunu, tanzim edilen bonoya da kefil olduğunu, müvekkilinin --------İcra Md.---------- E sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlattığı, ancak daha sonra alacağın ------------------ temlik edildiğini, müvekkilin takip konusu alacakla hiçbir ilgisinin kalmadığını, bu nedenle müvekkil bankaya karşı husumet yöneltilemeyeceği, davacı/kefil senet altındaki imzayı kabul ettiğini, davacının şirket ortaklığından ayrılmış olmasının, kredi borcunun olmadığı anlamına gelmeyeceği, davacının ihtarname île kefaletten çekildiğini bildirmiş olması kefaletin düştüğü anlamına gelmediğini, davacının ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle doğmuş borçtan sorumlu olduğu, davacı anılan tarih itibariyle doğmuş borcu ödediğini gösteren bir dekont ibraz etmediği, senedin protesto edilmemiş olmasının sadece cirantalara karşı müracaat hakkını kısıtladığı, davacı avalist sıfatıyla senedi imzaladığı için, senedin protesto edilme zorunluluğunun bulunmadığını belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ---------------- Cevap dilekçesinde özetle; --------- davacı borçludan olan kredi alacaklarının davalı şirket ile imzalanmış temlik sözleşmesi gereğince müvekkil davalıya temlik edildiğini, temlik eden banka tarafından başlatılan ------------İcra Müdürlüğünün -------- esas sayılı dosyası da diğer tüm haklarla birlikte müvekkil şirkete devredildiğini, müvekkil şirket bir-------- olduğundan B...