Emanet deposu işleten yükümlünün yapmış olduğu hizmet, bir şeyin muhafaza edilmesi şeklinde gerçekleştirildiğinden katma değer vergisinin konusuna girdiği hk.
Danıştay 11. Daire E. 1995/4250 K. 1996/522 T. 8.2.1996 EMANET DEPOSU HİZMETİ KATMA DEĞER VERGİSİ EMANET DEPOSU İŞLETEN YÜKÜMLÜNÜN YAPMIŞ OLDUĞU HİZMET, BİR ŞEYİN MUHAFAZA EDİLMESİ ŞEKLİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİNDEN KATMA DEĞER VERGİSİNİN KONUSUNA GİRDİĞİ HK. 3065/md. 1 , 4 , 40 , 41 213/md. 30 , 31 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Emanet deposu işleten yükümlünün 1992 yılının tüm aylarına ilişkin katma değer vergisi beyannamelerini vermemesi nedeniyle takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden adına Ocak-Aralık ayları için resen kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarh edilmiştir. ... Vergi Mahkemesi 20.2.1995 gün ve E:1994/554, K:1995/263 sayılı kararı ile, 3065 sayılı Kanunun 1. maddesinde katma değer vergisinin konusun teşkil eden işlemler sayılmış olup aynı Kanunun 8. ve 9. maddesinde ise bu verginin mükellefi ile sorumlusunun tanımlandığı, buna göre emanet deposu işleten yükümlünün yediemin olarak aldığı paranın ücret niteliğinde olması nedeniyle yukarıda anılan kanun maddelerine göre katma değer vergisine tabi olmadığında kuşku bulunmadığı, öte yandan, kiraladığı işyerini yediemin deposu olarak kullandığında ihtilaf bulunmayan yükümlünün bu faaliyeti dışında katma değer vergisi konusu kapsamına giren başkaca bir faaliyeti olduğuna dair bir tespitin varlığına rastlanılmadığından adına yapılan cezalı tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle kaçakçılık cezalı katma değer vergisini terkin etmiştir. Vergi dairesi müdürlüğü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ücretin tanımlandığı 61. maddesi ile ticari kazancın ne olduğunun belirtildiği 37. maddesinin birlikte değerlendirilmesinden mükellefin emanet deposunda malların muhafazası karşılığında yediemin olarak aldığı bedelin ücret olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, ticari bir kazanç olması nedeniyle katma değer vergisine tabi olduğunda kuşku bulunmayan bu faaliyet nedeniyle yükümlü adına resen yapılan tarhiyatta isabetsizlik bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'nın Düşüncesi : Temyiz konusu, emanet deposu işletmeciliği yapan yükümlünün bu faaliyetinin katma değer vergisine tabi olup olmadığı tabi ise adına yapılan tarhiyatın yerinde bulunup bulunmadığı hususunun çözümlenmesine ilişkindir. 3065 sayılı Kanunun "Hizmet" başlıklı 4. maddesinde yer alan "bir şeyin muhafaza edilmesi" şeklinde gerçekleştirdiği faaliyetinin bir hizmet olduğunda kuşku bulunmadığından söz konusu faaliyetin aynı ka...