Davacı vekili tarafından mahkememizde açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılmış 28/04/2011 tarihli bayilik sözleşmesi ve ekindeki taahhütname ile ariyet sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin 28/04/2016 tarihine kadar davalının bayisi olarak faaliyette bulunduğunu, 31/03/2016 tarihinde gönderdiği ihtarname ile de davalıya aralarında imzalanan bayilik sözleşmesinin 28/04/2016 tarihinde sona ereceğini, sözleşmeyi tekrar yenilemeyeceğini ve istasyonda bulunan ariyetleri teslim almaları gerektiğini ihtar ettiğini, davalının da müvekkili şirket istasyonuna gelerek ariyetleri teslim aldığını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesi sona erince davalının müvekkili şirketten likit bir alacağı...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/145 Esas KARAR NO : 2019/961 Karar
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2017 KARAR TARİHİ : 27/11/2019
Davacı vekili tarafından mahkememizde açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılmış 28/04/2011 tarihli bayilik sözleşmesi ve ekindeki taahhütname ile ariyet sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin 28/04/2016 tarihine kadar davalının bayisi olarak faaliyette bulunduğunu, 31/03/2016 tarihinde gönderdiği ihtarname ile de davalıya aralarında imzalanan bayilik sözleşmesinin 28/04/2016 tarihinde sona ereceğini, sözleşmeyi tekrar yenilemeyeceğini ve istasyonda bulunan ariyetleri teslim almaları gerektiğini ihtar ettiğini, davalının da müvekkili şirket istasyonuna gelerek ariyetleri teslim aldığını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesi sona erince davalının müvekkili şirketten likit bir alacağı olmamasına rağmen müvekkili şirketin DBS sistemi üzerinden 8.574,00-USD cezai şart bedeli, 17.586,69-TL kurumsal kimlik, pompa tank otomasyon, pompa ve market rafı söküm yansıtma bedeli, 62.068,00-TL ariyet menkul bedeli, 19.058,18-TL bina inşaat, saha betonu, alt yapı tesisat bedeli olmak üzere tahsilat yaptığını, müvekkili şirketin davalıya hiçbir borcu olmadığını, davalı tarafından söküm bedelleri, yansıtma bedelleri ve ariyet bedellerinin fahiş olduğunu ileri sürürek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle şimdilik 8.874-USDnin dava tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların yabancı paralara uyguladıkları en yüksek ticari temerrüt faizi ve 10.000-TL'nin de dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın imzaladığı taahhütname ile Bayilik Sözleşmesi süresince yılda asgari 2.300 ton ürün almayı eksik aldığı akaryakıt ürünleri için ton başına 60-USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacı tarafın sözleşme döneminde toplam 11.500,00 ton ürün almayı taahhüt etmiş olmasına rağmen toplamda sadece 11.357,10 ton ürün ikmal ettiğini, davacının 142,90X60 USD=8.574,00-USD cezai şart tutarını ödemekle yükümlü olduğunu, davacının taahhütname uyarınca ödemekle yükümlü olduğu 8.574,00-USD tutarındaki cezai şart tutarının davacıya faturalandırıdığını ve davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafın söz konusu e-faturaya usulüne uygun olarak itiraz etmediğinden fatura muhteviyatı ve faturaya konu bedelin davacı tarafından kabul edildiğini, fatura bedelinin müvekkilinin davacıdan olan alacaklarının ödenmesini teminen oluşturulduğunu ve DBS sisteminden tahsil edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılıkın söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından davacı tarafa ariyet verilen tüm ekipmanın iade edilmesinin söz konusu olmadığını, taraflar arasında söz konusu ariyet ...