Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 21/10/2019 tarihli dava dilekçesi ile; Müvekkili ... (Beykoz ... Noteri ile davalı ...Ş. Arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı tarafından daireye yerleştirilen güvenlik sistemlerinin davalı tarafından beyan edildiği gibi 7/24 çalışması gereken, güvenlik sistemlerinin 12.04.2019 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalışmadığının anlaşıldığını, hırsızlık nedeni ile Pronet Güvenlik Sistemi devre dışı kaldığından ve hırsızlığa teşebbüs edildiği, anda müvekkili Noter başkatibinin veya polisin derhal haberdar edilmeyişi nedeniyle Beykoz ... Noterliğinin çevre esnafı, iş sahipleri, banka şubeleri ve potansiyel müşteri çevresi nezdinde güvensizliğe neden olduğu ve prestij kaybetmesi şeklinde telafisi olanaksız ve ağır bir zarar oluşduğunu,...
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1042 Esas KARAR NO : 2019/101
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2019 KARAR TARİHİ : 06/11/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 21/10/2019 tarihli dava dilekçesi ile; Müvekkili ... (Beykoz ... Noteri ile davalı ...Ş. Arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı tarafından daireye yerleştirilen güvenlik sistemlerinin davalı tarafından beyan edildiği gibi 7/24 çalışması gereken, güvenlik sistemlerinin 12.04.2019 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalışmadığının anlaşıldığını, hırsızlık nedeni ile Pronet Güvenlik Sistemi devre dışı kaldığından ve hırsızlığa teşebbüs edildiği, anda müvekkili Noter başkatibinin veya polisin derhal haberdar edilmeyişi nedeniyle Beykoz ... Noterliğinin çevre esnafı, iş sahipleri, banka şubeleri ve potansiyel müşteri çevresi nezdinde güvensizliğe neden olduğu ve prestij kaybetmesi şeklinde telafisi olanaksız ve ağır bir zarar oluşduğunu, sigortanın oluşan zararları karşılamadığı hasar ve zararın tazminini alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenleme konusu yapılmış hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenleme konusu yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Hizmet Sözleşmesi'nden kaynaklanmakta olup, TTK'nun 4/c maddesinde düzenlenmiş olan mutlak ticari davalardan değildir. Mutlak ticari dava olmadığı tespit edilmesinden sonra taraflardan her ikisinin ticari işletmesini ilgilendiren bir dava olup olmadığına bakmak gerekir. İş bu davanın davalının ticari işletmesini ilgilendirdiğine dair şüphe bulunmakta ise de davacının tacir olduğunun kabulüne imkan bulunmamaktadır. Yerleşik içtihatlarımızda da belirtildiği üzere kamu görevi yapan noterin tacir sayılması mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2015/12936 Es sayılı dosyasında bu husus "Somut olayda; davacının noter olduğu, davalıların ise ilgili noterlikte işlem yaptıran fakat işlem ücretini ödemediği iddia edilen şahıslar olduğu anlaşılmış olup yapılan işlemin içeriğinin mahkemenin görevini belirleyemeyeceği, bu nedenle uyuşmazlığın TTK 4-5 maddesi gereğince ticari sayılmayacağı, noterlerin serbest meslek mensubu olup kamu görevi yapan bir kurum olması nedeniyle tarafların tacir olmadığı da dikkate alındığında uyuşmazlığın ticari işletmeden de kaynaklanmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nun 19/2.maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmez, davacı tarafı tacir olarak kabulü mümkün olmadığından davaya bakmakla...