Kamu görevlisinin suç niteliğindeki eylemi hk.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2013/5175 E. , 2016/1543 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2013/5175 Karar No : 2016/1543 Temyiz Eden (Davacılar ) : 1 Vekili : Karşı Taraf (Davalı) : İçişleri Bakanlığı Vekili : Hukuk Müşaviri İstemin_Özeti : ... 1. İdare Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : Düşüncesi : Davacıların temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava, davacıların yakını olan ........., 29.03.2010 tarihinde bir suçun zanlısı olarak getirildiği ... İlçe Emniyet Müdürlüğü binasının 7. katından atlayarak hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarar karşılığı 250.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. ... 1. İdare Mahkemesince; davacıların yakınının pencereden kendi irade ve isteği ile atlayarak intihar ettiği, müteveffanın bu kusuru nedeniyle idarenin fiili ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği, davalı idare aleyhine tazminata hükmetme olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. İdarenin, kendisine görev olarak verilen kamu hizmetini yürüttüğü sırada; kişilerin, idarenin hizmet kusuru oluşturan eylemi nedeniyle uğradıkları özel ve olağandışı zararları tazminle yükümlü olduğu idare hukuku ilkelerindendir. Anayasanın 125. maddesinin 1. fıkrasında; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin hukuki sorumluluğundan sözedebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, zararın idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağı olması gerekir. Zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunmaması, zararın o idari faaliyetten doğmadığını gösterir . Ayrıca zararın, zarara uğrayanın tutumundan doğması, başka bir deyişle, zarar görenin kusurlu olması durumunda, idarenin sorumluluğunun tamamen ortadan kalkacağı ya da duruma göre idarenin kısmen sorumlu olacağı i...