Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 09/10/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette miras yoluyla hissedar olduğunu, şirket hisselerinin çoğunluğunu elinde bulunduran ....'ün aynı zamanda şirket yetkilisi olduğunu, kendisinin şirketle ilgili müvekkiline herhangi bir bilgi vermediğini, şirketin gelirini kendi uhdesinde tuttuğunu, şirket ortakları arasında ciddi husumet bulunduğunu, bu nedenlerle davalı şirketin TTK 636/3 maddesi gereğince haklı nedene dayalı olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacının miras yoluyla şirkete ortak olduğunu, ortaklıkla ilgili işlemlerin yapılmasına muvafakat...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/967 Esas KARAR NO : 2019/718
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 09/10/2018 KARAR TARİHİ : 19/06/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 20/06/2019 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 09/10/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette miras yoluyla hissedar olduğunu, şirket hisselerinin çoğunluğunu elinde bulunduran ....'ün aynı zamanda şirket yetkilisi olduğunu, kendisinin şirketle ilgili müvekkiline herhangi bir bilgi vermediğini, şirketin gelirini kendi uhdesinde tuttuğunu, şirket ortakları arasında ciddi husumet bulunduğunu, bu nedenlerle davalı şirketin TTK 636/3 maddesi gereğince haklı nedene dayalı olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacının miras yoluyla şirkete ortak olduğunu, ortaklıkla ilgili işlemlerin yapılmasına muvafakat etmediğini, iletişim bilgilerini kendilerinden sakladığını, şirketin feshini gerektirir haklı neden bulunmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete ait sicil kaydının tetkikinde davacının şirket ortağı olduğu, şirketi temsil yetkisinin de şirket ortaklarından ....'e ait olduğu anlaşılmıştır. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları birbirini teyit eden ifadelerinde, davacının gelinleri olduğunu, miras yoluyla şirkete ortak olduğunu, şirketle ilgili kendisine herhangi bir malumat verilmediğini, malumat verilmediği gibi kar payı da verilmediğini, şirket ortağı olan ....'ün tüm yetkilerin kendisine verilmesi için davacıya baskı yaptığını, bu kapsamda taraflar arasında ihtilaf oluştuğunu; davalı tanıkları ise davacının miras yoluyla şirket ortağı olduğunu, murisin ölümünden sonra gerekli intikal işlemlerinin yapılması için davacı ile irtibat kurulduğunu, ancak kendisi intikalle ilgili gerekli olan belgeleri imzalamadığını, aile efradı ve şirket ortaklarıyla iletişimi kestiğini maddi olaylara dayalı olarak beyan ve ifade etmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı şirket aleyhine TTK 636/3 md gereğince haklı nedene dayalı olarak fesih davası açtığı, dosyaya sunulan delillerle dinlenen tanık beyanlarına göre faal durumda olan şirketin feshini haklı kılacak nedenlerin bulunmadığı, davacı tarafın ileri sürdüğü şirketle ilgili kendisine bilgi verilmemesi ve şirket gelirinin şirket ortağı ve yöneticisi olan ....'ün uhdesinde bulunduğu yönündeki iddiaların bu yönde açılacak davalarda ileri sürülebileceği, nitekim davacının yasadan kaynaklanan bilgi edinme hakkını kullanabileceği, şirket yöneticisinin şirket gelirini kendi uhdesinde bulundurmasının da yöneticinin sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sonuç itibariyle kanunun davacıya tanımış olduğu hakl...