Adalet bakanlığı?nın, mahkemelerin, hakim ve savcıların yargı yetkisi dışında kalan idari işlemleriyle ilgili düzenleme yapma yetkisine istinaden, yapılacak soruşturma ve kovuşturmaların, adalet bakanlığı?nın iznine tabi olması nedeniyle bu izin yetkisinden dolayı yapılacak idari işlemlerin yerine getirilmesinden doğabilecek tereddütleri giderme amacını güttüğü, yapılacak işlemleri hatırlatmaya yönelik olduğu ve bu bağlamda yargısal alana müdahale niteliği taşımadığı hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2008/6288 K. 2012/2761 T. 5.6.2012 ADALET BAKANLIĞI?NIN İZİN YETKİSİ ADALET BAKANLIĞI?NIN, MAHKEMELERİN, HAKİM VE SAVCILARIN YARGI YETKİSİ DIŞINDA KALAN İDARİ İŞLEMLERİYLE İLGİLİ DÜZENLEME YAPMA YETKİSİNE İSTİNADEN, YAPILACAK SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMALARIN, ADALET BAKANLIĞI?NIN İZNİNE TABİ OLMASI NEDENİYLE BU İZİN YETKİSİNDEN DOLAYI YAPILACAK İDARİ İŞLEMLERİN YERİNE GETİRİLMESİNDEN DOĞABİLECEK TEREDDÜTLERİ GİDERME AMACINI GÜTTÜĞÜ, YAPILACAK İŞLEMLERİ HATIRLATMAYA YÖNELİK OLDUĞU VE BU BAĞLAMDA YARGISAL ALANA MÜDAHALE NİTELİĞİ TAŞIMADIĞI HAKKINDA. 5237/md. 299 , 301 Davanın Özeti : Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen ?TCK'nın 299 ve 301'inci maddeleri gereğince soruşturma veya kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlı suçlar? konulu 9.5.2008 tarih ve 18/1 sayılı Genelgenin; yargı yetkisinin kullanılma şeklini belirleyen nitelikteki düzenlemelerin Anayasal bir hak olan yargıç bağımsızlığına ve teminatına aykırı olduğu, yürütme erkinin bir organı sıfatıyla hareket eden Adalet Bakanlığı'nın idari işler ve görevlerle ilgili ve sınırlı olmak kaydıyla Bakanlığa atfedilen konular için düzenleme yetkisi bulunduğundan bu yetkinin aşımı niteliğinde düzenleme yapamayacağı, hukuka ve Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinin 3. fıkrasının ve 301. maddesinin 4. fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. ve 138. maddelerinde hakimlerin bağımsızlığı ilkesinin kabul edildiği, hakimlerin bağımsızlığının kararlarını verirken hür olmaları, hiçbir dış baskı ve tesir altında bulunmamaları anlamına geldiği, hakimlere emir ve talimat verilemeyeceği yolundaki Anayasa hükmünün ise sadece yargı yetkisinin kullanılmasında geçerli olduğu, mahkemelerin maddi kritere göre yargılama fonksiyonunu teşkil etmeyen, idari nitelikteki işlemleri ile ilgili olarak Bakanlıkça emir ve talimat verilip genelge gönderilebileceği, Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce savcılar için hazırlanan dava konusu genelgenin mahkemeye yönelik Anayasal ilkeyi zedelemeye yönelik olmayıp 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299 ve 301'inci maddelerinde yer alan ve ceza muhakemesi şartı olan Adalet Bakanlığı'nın iznine bağlı olan işlemlerin yerine getirilmesinde doğabilecek tereddütleri gidermek ve yapılacak işlemleri hatırlatmaya yönelik olup hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı öne sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: Düşüncesi: Adalet Bakanlığı'nın mahkemelerin, hakim ve savcıların yargı yetkisi dışında kalan idari işlemlerle ilgili düzenleme yapma yetkisine istinaden çıkarıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. ve 301.maddelerinde yer verilen suçlar nedeniyle yapılacak soruşturma ve kovuşturmaların Adalet Bakanlığının iznine tabi olması nedeniyle bu izin yetkisinden dolayı yapılacak idari işlemlerin yerine getirilmesinden doğabilecek tereddütleri giderme...