Müterafik kusurun bulunduğu durumlarda, idarenin kusur oranı, davacıların talep ettiği tazminat miktarına değil, mahkemelerce takdir edilen tazminat miktarına uygulanarak hükmedilecek manevi tazminat miktarının belirlenmesi gerekmekte olup, manevi tazminata hükmedilirken, sadece olay anındaki değil, daha sonra ve hayat boyunca hissedilecek manevi acıların da dikkate alınması gerektiği hakkında.
10. Daire 2007/6868 E. , 2011/537 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2007/6868 Karar No: 2011/537 Temyiz Eden (Davacılar) : 1- … 2- … 3- … 4- … Vekili : … Karşı Taraf (Davalı) : İçişleri Bakanlığı - ANKARA İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması davacılar tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyizen incelenip bozulması istenilen idare mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi tazminat yönünden davanın kısmen reddine ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmadığından, kararın anılan kısımları yönünden davacılar temyiz isteminin reddi ile kararın bu kısmının onanması gerektiği düşünülmüştür. Kararın manevi tazminata yönelik kısmının temyiz istemine gelince; Dava konusu olayda, davalı idarenin kusuru, olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek, davalı idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak düzeyde olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yetersizdir. Öte yandan, İdare Mahkemesince, kardeşler için hükmedilen manevi tazminat miktarı belirlenirken, kardeşlerin olay tarihindeki yaş durumları dikkate alınmış ise de; manevi tazminata hükmedilirken, sadece olay anındaki değil, daha sonra ve hayat boyunca hissedilecek manevi acıların da dikkate alınması gerekmektedir. Bu itibarla, olay tarihinde 2 yaşında olan küçük kardeş …'ın olay anında duyması mümkün olmasa bile, daha sonra ve hayat boyunca bu olayın ağırlığını hissedeceği açık olduğundan, İdare Mahkemesince, adı geçen davacı için manevi tazminata hükmedilmemesinde ve davacıların yaş durumu dikkate alınarak farklı miktarda manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Buna göre, manevi tazminatın amacı ve niteliği gözününde bulundurularak yukarıda belirtilen ölçütlere göre manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde daha az miktarda manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet görülmediğinden, kararın bu kısmının bozulması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava; davacılardan …'ın, 8.3.2003 tarihinde, … İli, … İlçesinde bulunan … Komando Birliğinin yakınlarında, arkadaşlarıyla oyun oynarken yerde bulduğu patlayıcı maddeni...