Esas No:1999/2243 Karar No:2001/3094
Karar Özeti
El konulan akaryakıtın satışı nedeniyle uğranılan bir zarar söz konusuysa da, yargı fonksiyonuna ilişkin işlem nedeniyle doğan bu zararın tam yargı davasına konu edilmesine, yüklendiği kamu hizmetini yasa hükümleri ve yargı kararına göre yürütmesi sırasında hizmet kusuru saptanamayan davalı idareye yükletilmesine olanak bulunmadığı hakkında.
Karar Metni
Danıştay 10. Daire E. 1999/2243 K. 2001/3094 T. 20.9.2001 KİMYASAL MADDE BEDELİ BEDELE FAİZ UYGULANMASI EL KONULAN AKARYAKIT İDARENİN HİZMET KUSURU EL KONULAN AKARYAKITIN SATIŞI NEDENİYLE UĞRANILAN BİR ZARAR SÖZ KONUSUYSA DA, YARGI FONKSİYONUNA İLİŞKİN İŞLEM NEDENİYLE DOĞAN BU ZARARIN TAM YARGI DAVASINA KONU EDİLMESİNE, YÜKLENDİĞİ KAMU HİZMETİNİ YASA HÜKÜMLERİ VE YARGI KARARINA GÖRE YÜRÜTMESİ SIRASINDA HİZMET KUSURU SAPTANAMAYAN DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE OLANAK BULUNMADIĞI HAKKINDA. (1615/md.141) İstemin Özeti : Davacı firmaya ait olup, davalı idarece tasfiye edilen kimyasal maddenin bedeline faiz tahakkuk ettirilerek ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve ... sayılı kararın davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Yerinde olmadığı öne sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi: 1918 sayılı Yasa gereği el konulan ve yargı kararı üzerine satılan ve davacı firma ortaklarının yargılanarak beraat etmeleri üzerine iadesine karar verilen kimyasal madde bedelinin masraflar düşüldükten sonra iadesi yasa ve yargı kararı sonucu olup, davalı idarenin hizmet kusurundan söz etme olanağı bulunmamaktadır. Bu haliyle davacı firmanın ödenen bedele faiz uygulanması talebinin reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?. Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü: Dava, davacı firmanın ithal etmiş olduğu ve kaçak olduğundan bahisle el konularak tasfiyeye tabi tutulan kimyasal maddenin bedeline faiz tahakkuk ettirilerek ödenmesi isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare mahkemesince, davacı firma tarafından ithal edilen kimyasal maddeye 1918 sayılı Yasanın 23/2-3 maddesi uyarınca el konulduktan sonra firma ortakları hakkında açılan kamu davasının 1 yıldan fazla sürmesi nedeniyle Tasfiye Tüzüğüne göre satılarak tasfiye edildiği ve satış bedelinin ise hazine emaneti adına bloke edildiği, yargılamanın şirket ortakları lehine sonuçlanarak beraat ettikleri sabit olduğuna göre tasfiye edilen kimyasal maddenin satış bedeline satış tarihi esas alınarak bu tarihe en yakın günde gerçekleştirilen Devlet Tahvili ihalesinde oluşan yıllık faiz oranları ortalaması üzerinden her yıl için yeniden hesaplanan tutarlarda faiz ödenmesi gerektiği, aksi yön...