Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında süre gelen ticari münasebete dayalı olarak çok sayıda fatura tanzim edilmiş olup bu faturaların ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takiben yöneltilen haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı taraf davaya yanıt vermemiş olup, borçlu vekilinin süresinde yapmış olduğu takibe itirazında müvekkili şirketin adresinin Ümraniye'de olması nedeniyle İstanbul Anadolu İcra Daireleri'nin yetkili olduğundan icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe yöneltilmiş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1017 Esas KARAR NO : 2019/326 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/11/2017 KARAR TARİHİ : 27/03/2019
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında süre gelen ticari münasebete dayalı olarak çok sayıda fatura tanzim edilmiş olup bu faturaların ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takiben yöneltilen haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı taraf davaya yanıt vermemiş olup, borçlu vekilinin süresinde yapmış olduğu takibe itirazında müvekkili şirketin adresinin Ümraniye'de olması nedeniyle İstanbul Anadolu İcra Daireleri'nin yetkili olduğundan icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe yöneltilmiş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardandır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra takibinde takip başlatılması ve ödeme emrine karşı yasal süresinde itirazın yapılması gerekir. Bu durumda, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının öncelikle karara bağlanması gerekir. Davalı borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğinden öncelikle usulüne uygun olarak icra takibinin yetkili yerde yapılıp yapılmadığının tespiti zorunludur. Bir başka söyleyişle, icra dairesinin yetkisi itirazın iptali davalarında özel dava şartıdır. Somut uyuşmazlıkta, davalı borçlu takibe itirazında borcun tümüne itiraz ederek ticari ilişkiyi inkar ettiği gibi davaya da cevap vermemiştir. Bu durumda davalı kanunen münkir sayılacağından davacının usulüne uygun olarak aralarındaki ticari ilişkiyi de ispat etmesi gerekmektedir. Takibe dayanak teşkil eden cari hesap ekstresi incelendiğinde ise, davalıdan sadır olmuş herhangi bir imza ya da mutakabat beyanı bulunmadığı görülmektedir. Diğer yandan herhangi bir yazılı sözleşme de sunulmamıştır. Bu durumda 6098 sayılı TBK 89. maddesinin somut olayda uygulanması mümkün değildir. Bir başka söyleyişle, ticari ilişki davalının kabulünde olmadığından TBK'nın 89. maddesi uyarınca para alacaklarının alacaklının ikametgahında da takibe konulacağına dair hüküm uygulanmaz. İİK'nın 50. maddesi yollamasıyla HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi olan borçlunun bulunduğu yer İstanbul Anadolu İcra Daireleri'ne icra dosyası gönderilerek ödeme emrinin oradan düzenlettirilmesi gereklidir. Bu durumda mevcut icra dairesinin yetkisiz olduğu belirlendiğine göre, bu icra dairesince çıkarılan ödeme emri nedeniyle itirazın iptali davası açılamaz. Zira az yukarıda da değinildiği üzere, yetkili icra dairesince çıkarılmış bir ödeme emri bulunmamaktadır (Bkz. Yargıtay 19. HD, 24.02.2006 tarih, 2005/6881-2006/1842 E.K; aynı Dairenin 16.03.2006 tarih, 2005/8035-2006/2603 E...