Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket tarafından müvekkil şirket müşterilerine gönderilen 19.08.2015 tarihli Alacak devir ve Temliki ihbarı başlıklı ihtarname müvekkil şirketin birçok müşterisine müvekkil firmanın bilgisi dışında gönderildiğini, bu ihtarnamede doğru içeriklerin bulunmadığını, davalı tarafın ihtarnamesinde bahsettiği beyanların doğruluk payının olmadığını, kendi müşterilerine karşı güven kaybı yaşayıp sektörde güven kaybına uğradıkları için davalı tarafça telafi edilmesi adına davalı şirketten 100.000 EURO alacağının ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle, tarafların 01.11.2010 tarihinde münhasır nitelikte olmayan Dağıtım Sözleşmesi, Hizmet Ortaklığı Sözleşmesi, Sistem Entegratörlüğü Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmelerde atıf yapılan şartname uyarınca müvekkil...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/1211 KARAR NO : 2018/730 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2015 K.DAVA TARİHİ : 27/05/2016 KARAR TARİHİ : 21/06/2018 Mahkememizde görülmekte olan dava sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket tarafından müvekkil şirket müşterilerine gönderilen 19.08.2015 tarihli Alacak devir ve Temliki ihbarı başlıklı ihtarname müvekkil şirketin birçok müşterisine müvekkil firmanın bilgisi dışında gönderildiğini, bu ihtarnamede doğru içeriklerin bulunmadığını, davalı tarafın ihtarnamesinde bahsettiği beyanların doğruluk payının olmadığını, kendi müşterilerine karşı güven kaybı yaşayıp sektörde güven kaybına uğradıkları için davalı tarafça telafi edilmesi adına davalı şirketten 100.000 EURO alacağının ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle, tarafların 01.11.2010 tarihinde münhasır nitelikte olmayan Dağıtım Sözleşmesi, Hizmet Ortaklığı Sözleşmesi, Sistem Entegratörlüğü Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmelerde atıf yapılan şartname uyarınca müvekkil tarafından ön ödeme alınmadan davacının davalıya teslim edilen ürünlerin satış bedellerinin tamamının ödenmesi ile birlikte davacıya geçeceğinin düzenlendiğini, davacının 2014 yılından itibaren ödemeyi aksattığını, bunun üzerine ihtarnameler gönderildiği, ihtarnamelere rağmen söz konusu borca ilişkin ödemelerin yapılmadığı, ödenmeyen borcun 617.264,12 AVRO olduğunu, borcun ödenmediğinden dolayı da sözleşmenin feshedildiğini, davacının 617.264,12 AVRO tutarındaki alacağının vade tarihinden itibaren taraflar arasında kararlaştırılan %8 faiz oranına göre hesaplanacak faizi ile birlikte müvekkile ödenmesi gerektiğini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki 1 Kasım 2010 tarihinde akdedilen sözleşmeler uyarınca 617.264,12 Avro tutarındaki alacağının vade tarihinden itibaren şartnamenin 3.3 maddesinde taraflar arasında kararlaştırılan %8 faiz oranına göre müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle;Karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Taraflar 19/06/2018 tarihli dilekçeleri ve 21/06/2018 tarihli duruşmada da aralarında anlaşma sağlayarak sulh olduklarını, herhangi yargılama gideri ve avukatlık ücretleri taleplerinin olmadığını beyan ederek konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı olarak anlaşarak sulh oldukları vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmedikleri anlaşılmakla, taraflar arasındaki sulh nedeniyle, dava konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl Davada; Taraflar arasındaki sulh nedeniyle açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, Alınması gereken maktu 35,90 TL harcın, peşin alınan...