Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/459 K. 2019/540

E. 2019/459K. 2019/54025 Temmuz 2019
tazminatkatma değer vergisimaddi zarartazminat davası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın davalı bankanın ... Şubesi' nin müşterisini olduğunu, müvekkili şirkete ait Damga Resmi, KDV ve Muhtasar Beyannameleri' nin muhatap bankanın ...Şubesi' nin ... müşteri ve ... nolu hesaptan ödenmesi için talimat verdiğini ve hesapta yeterli para olmasına rağmen 30/07/2015 tarihli ( 188,70 TL ) tutarındaki Damga Vergisi, 30/07/2015 tarihli ( 29,90 TL ) tutarındaki Katma Değer Vergisi ( KDV ) ödendiğini ancak 30/07/2015 tarihli ( 33.755,41 TL ) tutarındaki Muhtasar Beyanname Bedeli tamamen muhatap bankanın personelinin hatalı davranışından dolayı gecikmeli olarak 31/07/2015 tarihinde ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin madur olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin davalı banka tarafından oluşturulan...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/459 Esas KARAR NO : 2019/540

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 24/07/2019 KARAR TARİHİ: 25/07/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın davalı bankanın ... Şubesi' nin müşterisini olduğunu, müvekkili şirkete ait Damga Resmi, KDV ve Muhtasar Beyannameleri' nin muhatap bankanın ...Şubesi' nin ... müşteri ve ... nolu hesaptan ödenmesi için talimat verdiğini ve hesapta yeterli para olmasına rağmen 30/07/2015 tarihli ( 188,70 TL ) tutarındaki Damga Vergisi, 30/07/2015 tarihli ( 29,90 TL ) tutarındaki Katma Değer Vergisi ( KDV ) ödendiğini ancak 30/07/2015 tarihli ( 33.755,41 TL ) tutarındaki Muhtasar Beyanname Bedeli tamamen muhatap bankanın personelinin hatalı davranışından dolayı gecikmeli olarak 31/07/2015 tarihinde ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin madur olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin davalı banka tarafından oluşturulan zararından fazlaya ilişkin talep ve dava hakları mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL maddi zararının tahsilini, davalı bankanın hatasından dolayı müvekkili şirketin vergisini süresinde ödememiş olması tarzı bir durumda karşılaşıldığı ve ticari itibarını zedelemiş olduğundan 100.000,00 TL müvekkili şirket lehine manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili UYAP kanalı ile göndermiş olduğu 25/07/2019 tarihli dilekçesinde, mahkememiz dosyasında usulen önce arabulucuya başvurma zorunu iken zuhulen dava açıldığını, bu nedenle mahkememiz dosyasının arabulucuya tevdiğine karar verilmesini talep etmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi ile eklenen 6102 Sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle uygulamasının zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. Maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını yada arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olup, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın ise 22/07/2019 tarihinde açıldığı, ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı, (bu hususun davacı yanın sunmuş olduğu son dilekçesinden de anlaşıldığı) aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığı...