Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/1330 · K. 2019/600
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/1330 K. 2019/600

E. 2018/1330K. 2019/60027 Haziran 2019
yetkili mahkemeyetkiye itirazbedel tespitigörevli mahkemeistinaf yolukamu tüzel kişisi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 30/04/2013 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalının hak edişleri düzenlerken sadece sayacı okuduğunu, faturası tahakhuk bağlanmış abonelerin iş bedellerini ödediğini, bir kısım hizmet bedellerinin ise davalı tarafından dikkate alınmadığını, bu kısım işler için hizmet bedellerinin ödenmediğini belirtmiş, ifa edildiği halde hizmet bedeli ödenmeyen iş ve iş bedellerinin tespiti ile şimdilik 50.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini dava etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde verilen cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik...

Karar Metni

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ -KARAR- ESAS NO : 2018/1389 Esas KARAR NO : 2019/662

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2018 KARAR TARİHİ : 11/07/2019

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 30/04/2013 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalının hak edişleri düzenlerken sadece sayacı okuduğunu, faturası tahakhuk bağlanmış abonelerin iş bedellerini ödediğini, bir kısım hizmet bedellerinin ise davalı tarafından dikkate alınmadığını, bu kısım işler için hizmet bedellerinin ödenmediğini belirtmiş, ifa edildiği halde hizmet bedeli ödenmeyen iş ve iş bedellerinin tespiti ile şimdilik 50.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini dava etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde verilen cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik şartnamede ödemenin tahakkuk şartına bağlandığını, davacının edimini gereği gibi ifa etmediğini, hak edişlerin davacı tarafından kabul edilerek imza altına alındığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında 30/04/2013 tarihli sözleşme akdedildiği ve uyuşmazlığın temelini bu sözleşmenin oluşturduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. hükmünü içermektedir. HMK.'nun 17. maddesi gereğince yer alan yetki şartı da munhasır yetki şartı olup kesin yetki şartı değildir.HMK.'nun 19. maddesi gereğince, munhasır yetki şartı davalı tarafça usulüne uygun şekilde ileri sürülmediği takdirde, sanki bir kesin yetki şartıymış gibi mahkemece re'sen dikkate alınamaz. Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar. Buna göre, münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır. Somut olay incelendiğinde; davacı ile davalının aralarında akdedilen sözleşmenin 37. maddesi gereğ...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/1389 · K. 2019/662

11 Temmuz 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/1328 · K. 2019/335

16 Nisan 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/328 · K. 2019/582

25 Haziran 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/1339 · K. 2019/734

6 Eylül 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/1438 · K. 2019/807

19 Eylül 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/827 · K. 2019/305

5 Nisan 2019