E. 2018/314 K. 2018/279
Kısa Önizleme
ÖnizlemeMahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ve davalı arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden davalıya--- numaralı kredi kartı verilerek kullandırıldığını, davacının kartı kullanımı nedeni ile oluşan borcunu ödememesi üzerine hesabı kat edilerek ihtarname gönderilerek borcunu ödemesinin istendiğini, ödenmediğinden İstanbul Anadolu--- İcra Müdürlüğünün (Kadıköy --- İcra Müdürlüğü) --- E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek müvekkilinin alacağının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlık ile ilgili Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 112/03/2018 Tarihli 2018/961 E. 2018/1690 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere; Görev hususundaki...
Karar Metni
T.C. ...ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/314 KARAR NO : 2018/279
DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 13/03/2018 KARAR TARİHİ : 28/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ve davalı arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden davalıya--- numaralı kredi kartı verilerek kullandırıldığını, davacının kartı kullanımı nedeni ile oluşan borcunu ödememesi üzerine hesabı kat edilerek ihtarname gönderilerek borcunu ödemesinin istendiğini, ödenmediğinden İstanbul Anadolu--- İcra Müdürlüğünün (Kadıköy --- İcra Müdürlüğü) --- E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek müvekkilinin alacağının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlık ile ilgili Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 112/03/2018 Tarihli 2018/961 E. 2018/1690 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere;
Görev hususundaki ihtilafın çözümü için, mülga 4077 sayılı Kanunla 5464, 6102 ve 6502 sayılı kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Banka kredi kartları, 4077 sayılı mülga Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna 14.03.2003 tarihinde 4822 sayılı Kanunla eklenen 10/A maddesi ile tüketici ilişkisi kapsamına alınmıştır. Kanunda, kart hamili ve kartı veren kurum ayrımı yapılmadığından, bu tarihten sonra kredi kartlarından kaynaklanan davalarda, 4077 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca tüketici mahkemeleri görevli hale gelmiştir. 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinde konu yeniden düzenlenmiş ve "Kart hamili/kart çıkaran kuruluş" ayrımına gidilmiştir. Maddenin birinci fıkrası, "Tüketici olan kart hamili" tarafından açılacak davalarda 4077 sayılı Kanunun 22 ve 23. maddelerinin uygulanacağı ve dolayısı ile tüketici mahkemelerinin görevli olacağı açıklanmışken; ikinci fıkrada, "Kart çıkaran kuruluşlar" tarafından kart hamili aleyhine açılacak davalar yönünden 1086 sayılı HUMK'nın (6100 sayılı HMK'nın 447/2. maddesinde, başka kanunların HUMK'ya yaptığı atıfların HMK'ya yapılmış sayılacağı belirtildiğinden 01.10.2011 tarihinden itibaren bu atıf HMK olarak anlaşılmalıdır) görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, gerek 44/1. maddenin metninden ve gerekse de aynı Kanunun 43. maddesinden, "Tacir" olan kart hamilleri ile kart çıkaran kuruluşlar arasındaki ihtilafların Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu ve asliye ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğu anlaşılmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi, malvarlığı haklarından kaynaklanan davalar yönünden, sulh ve asliye hukuk mahkemeleri arasında dava konusunun değerine bağlı görev ayrımı kaldırarak, bu tür davalarda, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu belirtil...